vakıf2

vaka

Ar waḳˁa(t) وقعة z [#wḳˁ faˁla(t) mr.] olay Ar waḳaˁa وَقَعَ zdüştü, oldu

vakanüvis

§ Ar waḳˁa(t) وقعة zolay Fa nuvīs نويس zyazan (Fa nivistan, nuvīs نوستن, نويس zyazmak ≈ Ave ni-pişta- a.a., 'yazıya indirmek', to write down EFa/Ave ni+ pais-, pişta/piχşta resmetmek, çizmek << HAvr *peig-1 )

vakar

Ar waḳār وقار z [#wḳr faˁāl msd.] ağırlık, ağırbaşlılık, soyluluk Ar waḳura وقُر zağırbaşlı ve soylu idi (≈ Akad (w)aḳāru değerli veya pahalı olma ≈ Aram #yḳr יקר za.a. )

vakıa

Ar wāḳiˁa(t) واقعة z [#wḳˁ fāˁila(t) fa. fem.] 1. başa gelen şey, olay, 2. rüya Ar waḳaˁa وَقَعَ zdüştü, oldu

vakıf1

Ar waḳf وَقْف z [#wḳf faˁl msd.] 1. durma, durdurma, 2. bir şeyi tanrıya veya hayır işine adama, böyle adanan şey Ar waḳafa وَقَفَ z1. durdu, 2. durdurdu, 3. bilgilendi, vukuf kazandı, 4. vakfetti

vakıf2

"haberdar" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
çünki ḥālden vāḳıf ola yoldaşum

Ar wāḳif واقف z [#wḳf fāˁil fa.] 1. vakfeden, 2. bir konuyla ilgili olan, haberdar Ar waḳafa وَقَفَ z

 vakıf1


20.07.2015
vaki

Ar wāḳiˁ واقع z [#wḳˁ fāˁil fa.] düşen, vuku bulan Ar waḳaˁa وَقَعَ zdüştü, vuku buldu

vakit

Ar waḳt وقت z [#wḳt faˁl ] zamanın belli bir noktası

vaks

İng wax balmumu, balmumuna benzer madde << Ger *waχsam balmumu << HAvr *wokso- a.a. HAvr *weg-1 örmek, dokumak

vakum

Lat vacuum [n.] boş şey, boşluk Lat vacuus boş ≈ Lat vacare boşaltmak << HAvr *wak- HAvr *euə- (ə1euə2-) bırakmak, terketmek, boşaltmak

vakur

Ar waḳūr وقور z [#wḳr fāˁūl sf.] vekar gösteren Ar waḳura وَقُرَ z