uhrevî

uğru

<< ETü oġrı/uġrı hırsız ≈ ETü oġra-/uġra- kast etmek, saldırmak, fırsat olmak, denk gelmek

uğul

onom pes perdeden vızıltı sesi, arı sesi

uğur

<< ETü oġur/uġur 1. kasıt, 2. fırsat, denklik, tesadüf, 3. (Oğuzca) rastlık, şans

uğurla|mak

<< ETü uġurla- zaman ve fırsat kollamak, hırsızlık yapmak ETü oġur/uġur fırsat +lA- ETü oġrı/uġrı hırsız

uhde

Ar ˁuhda(t) عهدة z [#ˁhd fuˁla(t) mr.] üstlenme, sorumluluk alma Ar ˁahida عَهِدَ zısmarladı, sözleşti, şart koştu

uhrevî

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
bād-ı nefesden maˁzūl ve mülāḥaẓa-i aḥvāl-i uχrevīyeye meşġūl olsa

Ar uχrawī اُخْرَوِى z [nsb.] öbür dünyaya veya ölümden sonrasına ilişkin Ar uχrā اُخْرَى z [#Aχr sf. fem.] sonraki şey Ar āχir آخِر zson, sonraki

 ahir

Benzer sözcükler: uhreviyat


15.12.2015
uhuvvet

Ar uχuwwa(t) اوخوّة z [#Aχw fuˁūla(t) msd.] kardeşlik Ar أخ zkardeş

ukalâ

Ar ˁuḳalāˀ عُقَلاء z [#ˁḳl fuˁalā çoğ.] akıllılar Ar ˁāḳil عاقل z [t.] akil, akıllı

ukba

Ar ˁuḳbāˀ عقبَى z [#ˁḳb fuˁlāˀ ] akıbet, İslam mitolojisinde sonraki dünya Ar ˁaḳaba عَقَبَ zizledi, ardından geldi

ukde

Ar ˁuḳda(t) عقدة z [#ˁḳd fuˁla(t) mr.] düğüm, (mec.) bilmece Ar ˁaḳada عقد zbağladı, düğümledi

ula|mak

<< ETü ula- birleştirmek, eklemlemek