Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

uğur

uğrak

TTü uğra- +Uk

uğraş

TTü uğra- yoluna çıkmak, çatmak +Iş

uğraş|mak

<< ETü uġraş- karşılıklı gelmek, rastlaşmak ETü oġra-/uġra- rast gelmek +Iş- ETü oğur denklik, tesadüf +(g)A-

uğru

<< ETü oġrı/uġrı hırsız ≈ ETü oġra-/uġra- kast etmek, saldırmak, fırsat olmak, denk gelmek

uğul

onom pes perdeden vızıltı sesi, arı sesi

uğur

ETü: [ Uygurca metinler, <900]
bu nom erteni uġrınta yaŋırtı kértkünç tuġar [bu yasa cevheri sayesinde yeniden iman doğar] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
uġur: al-waḳt [[böylece 'ne uġurda keltiŋ' [ne zaman geldin] denir.]] (...) ad-dawla [saltanat, devlet böylece 'beg uġrında meniŋ işim étildi' [beyin saltanatı zamanında işim düzgün idi] denir.]] (...) al-imkān wa'l-furṣa bi'l-şay [[böylece 'bu iş uġurluk boldı' [bu işe imkân ve fırsat oldu] denir.]] (...) [[Oğuzlar bu sözcüğü al-χayr wa'l-baraka [hayır ve bereket] anlamında kullanır, böylece yolcuya 'yol uġur bolsun' denir.]]

<< ETü oġur/uġur 1. kasıt, 2. fırsat, denklik, tesadüf, 3. (Oğuzca) rastlık, şans

Not: Anlam evrimi "kasıt" > "fırsat, tesadüf" > "iyi denklik, şans" şeklindedir. Kaşgarî'ye göre Oğuzcaya özgü olan son anlamı Fa rāst "denklik, uğur, hayır" karşılığıdır. • Yun ğurlís γουρλής ve ğursúzis γουρσούζης biçimleri Türkçeden alınmıştır.

Benzer sözcükler: uğruna, uğur böceği, uğurlar olsun, uğurlu, uğursuz

Bu maddeye gönderenler: uğra- (uğrak, uğraş, uğraş-, uğru), uğurla-


12.03.2018
uğurla|mak

<< ETü uġurla- zaman ve fırsat kollamak, hırsızlık yapmak ETü oġur/uġur fırsat +lA- ETü oġrı/uġrı hırsız

uhde

Ar ˁuhda(t) عهدة z [#ˁhd fuˁla(t) mr.] üstlenme, sorumluluk alma Ar ˁahida عَهِدَ zısmarladı, sözleşti, şart koştu

uhrevî

Ar uχrawī اُخْرَوِى z [nsb.] öbür dünyaya veya ölümden sonrasına ilişkin Ar uχrā اُخْرَى z [#Aχr sf. fem.] sonraki şey Ar āχir آخِر zson, sonraki

uhuvvet

Ar uχuwwa(t) اوخوّة z [#Aχw fuˁūla(t) msd.] kardeşlik Ar أخ zkardeş

ukalâ

Ar ˁuḳalāˀ عُقَلاء z [#ˁḳl fuˁalā çoğ.] akıllılar Ar ˁāḳil عاقل z [t.] akil, akıllı