Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi
Nişanyan Sözlük Android Uygulaması

uğru

ufunet

Arapça ˁfn kökünden gelen ˁufūna(t) عفونة z "kokuşma, çürük su kokusu" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁafina عفن z "kokuştu, çürüdü" fiilinin fuˁūla(t) vezninde masdarıdır.

uğra|mak

Eski Türkçe oġra- veya uġra- "1. kast etmek, hedeflemek, saldırmak, 2. rast gelmek, denk gelmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe uġur "kasıt, fırsat" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

uğrak

Türkiye Türkçesi uğra- fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.

uğraş

Türkiye Türkçesi uğra- "yoluna çıkmak, çatmak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Iş ekiyle türetilmiştir.

uğraş|mak

Eski Türkçe uġraş- "karşılıklı gelmek, rastlaşmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe oġra- veya uġra- "rast gelmek" fiilinden Eski Türkçe +Iş- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe oğur "denklik, tesadüf" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

uğru
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Irk Bitig, 900 yılından önce]
oġrı sokuşup tutupan minmiş [hırsız buna rastlayıp tutmuş binmiş] Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
oġrı [hırsız] (...) ol neŋ oġrıladı [o nesneyi çaldı Halk bunu oġurladı şeklinde söyler, bu hatalı bir kullanımdır.]] Türkiye Türkçesi: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
oğrı, oğru: χırsız. Fur, latro.

Köken

Eski Türkçe oġrı veya uġrı "hırsız" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe oġra- veya uġra- "kast etmek, saldırmak, fırsat olmak, denk gelmek" fiili ile eş kökenlidir.

Daha fazla bilgi için uğra- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Birincil anlamı “saldırgan” ya da "fırsatçı, rast geleci" olabilir. Ancak uğra- fiiliyle yapısal ilişki net değildir.

Benzer sözcükler

saman uğrusu, uğrun


02.03.2015
uğul

"pes perdeden vızıltı sesi, arı sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

uğur

Eski Türkçe oġur veya uġur "1. kasıt, 2. fırsat, denklik, tesadüf, 3. (Oğuzca) rastlık, şans" sözcüğünden evrilmiştir.

uğurla|mak

Eski Türkçe uġurla- "zaman ve fırsat kollamak, hırsızlık yapmak" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe oġur veya uġur "fırsat" veya Eski Türkçe oġrı veya uġrı "hırsız" sözcüğünden alıntıdır.

uhde

Arapça ˁhd kökünden gelen ˁuhda(t) عهدة z "üstlenme, sorumluluk alma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁahida عَهِدَ z "ısmarladı, sözleşti, şart koştu" fiilinin fuˁla(t) vezninde ismi merresidir.

uhrevî

Arapça uχrawī اُخْرَوِى z "öbür dünyaya veya ölümden sonrasına ilişkin" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça Aχr kökünden gelen uχrā اُخْرَى z "sonraki şey" sözcüğünün nisbet halidir. Bu sözcük Arapça āχir آخِر z "son, sonraki" sözcüğünün sıfat dişilidir.