uğrak

ufal|mak

ETü uva- ezerek kırıntı haline getirmek +Al-

UFO

İng UFO [abb.] uçan daire İng unidentified flying object «teşhis edilemeyen uçan cisim»

ufuk

Ar ufḳ اُفق z [#Afḳ fuˁl ] uç, öte, dünyanın veya gökyüzünün ucu Ar afaḳa aştı

ufunet

Ar ˁufūna(t) عفونة z [#ˁfn fuˁūla(t) msd.] kokuşma, çürük su kokusu Ar ˁafina عفن zkokuştu, çürüdü

uğra|mak

<< ETü oġra-/uġra- 1. kast etmek, hedeflemek, saldırmak, 2. rast gelmek, denk gelmek ETü uġur kasıt, fırsat +(g)A-

uğrak

TTü: [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
uğrak: Uğranacak, durulacak, geçerken ilişilecek yer.

TTü uğra- +Uk

 uğra-


20.03.2015
uğraş

TTü uğra- yoluna çıkmak, çatmak +Iş

uğraş|mak

<< ETü uġraş- karşılıklı gelmek, rastlaşmak ETü oġra-/uġra- rast gelmek +Iş- ETü oğur denklik, tesadüf +(g)A-

uğru

<< ETü oġrı/uġrı hırsız ≈ ETü oġra-/uġra- kast etmek, saldırmak, fırsat olmak, denk gelmek

uğul

onom pes perdeden vızıltı sesi, arı sesi

uğur

<< ETü oġur/uġur 1. kasıt, 2. fırsat, denklik, tesadüf, 3. (Oğuzca) rastlık, şans