tulumba

tuhafiye

Ar tuḥaf تحف z [#tḥf fuˁal çoğ.] hediyeler

tul

Ar ṭūl طول z [#ṭwl fuˁl msd.] uzun olma, uzunluk, boy Ar ṭāla طال zuzadı, uzun idi

tularemi

İng tularaemia ateşli bir bulaşıcı hastalık (İlk kullanım: 1921 E. Francis, Amer. tabip.) öz Tulare Kaliforniya'da bir ilçe

tuluat

Ar *ṭulūˁāt طلوعات z [#ṭlˁ çoğ.] Ar ṭulūˁ طلوع z [t.] 1. (güneş veya yıldız) doğma, belirme, 2. (fikir, imge) ilham, doğaçlama +āt

tulum

≈ ETü tulġuk/tolkuk şişirilmiş deri torba ≈? ETü tol- şişmek, kabarmak

tulumba

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
tulumba تلمبه: Hydraula, machina in altım premens aqua [suyu yukarı basma aracı]. [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
tasnīf-i fişeng ve bārūd ile memlū tulumba-i Fireng [türlü fişek ve barut ile dolu Frenk tulumbası]

İt tromba 1. av borusu, hortum, 2. gemilerde kullanılan su çekme borusu Ger *tromb- boru

Benzer sözcükler: tulumbacı

Bu maddeye gönderenler: trombon, trompet (trampete)


02.12.2014
tumba

Yun túmba τούμβα zkümbet, mezar, kabir (dial.) [mod. tymbos] << EYun týmbos τύμβος za.a. << HAvr *tu-mbh- a.a. HAvr *teuə-2 şişmek, kabarmak

tumturak

Fa ṭumṭurāḳ طمطراق zazametli söz, debdebe, gösteriş

tunç

<< ETü tuç bakır alaşımı, tunç

tundra

İng tundra kutup bölgesine özgü donmuş bataklık Rus tundra Saami tun-tur batak ova

tungsten

İng tungsten bir element, volfram İsv tungsten a.a. (İlk kullanım: 1780 K. W. Scheele, İsv. kimyacı.) § İsv tung ağır İsv sten taş