Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi
Nişanyan Sözlük Android Uygulaması

tespih

teskin

Ar taskīn تسكين z [#skn tafˁīl II msd.] dindirme, durdurma, sakinleştirme Ar sakana سَكَنَ zdurdu, dindi

teslim

Ar taslīm تسليم z [#slm tafˁīl II msd.] 1. güvenme, hakkını birine devretme, boyun eğme, 2. selam verme Ar sallama سَلّمَ z [II f.] güvendi Ar salima سَلِمَ zsalim idi, sağlam ve güvenli idi

teslis

Ar taṯlīṯ تثليث z [#s̠ls̠ tafˁīl II msd.] üçleme, üçgen olma, Hıristiyanlıkta tanrının üçlü kimliği Ar ṯallaṯa ثَلّثَ z [II f.] üçledi Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة züç

tesmiye

Ar tasmiya(t) تسمية z [#smy tafˁīla(t) II msd.] adlandırma, ad verme Ar ism إسم zad

tesniye

Ar taṯniya(t) تثنيّة z [#s̠ny tafˁīla(t) II msd.] ikileme, Arapça sözcüğün ikil hali Ar s̠anā ikiledi, ikiye katladı

tespih

"dua okuma" [ Kutadgu Bilig, 1069]
duˁā kıldı tasbīḥ yeme küḏti az [dua etti, yine biraz bekledi] [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
ādemī tesbīḥ-ile olur ġanī [insan dua ile zengin olur] "... dua boncuğu" [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
palās geymiş-idi, keçeden börk başıŋa urmış-ıdı ve tesbīḥ boynuŋda asmış-ıdı [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tesbīḥ böceği: Scolopendra.

Ar tasbīḥ تسبيح z [#sbḥ tafˁīl II msd.] (Allahı) övme, yüceltme, sübhaneke duasını söyleme Ar sabbaḥa سَبَّحَ z [II f.] övdü, yüceltti

 süphan

Not: "Dua boncuğu" anlamında Arapça misbaḥa(t) ("dua aracı") kullanılır. Bu anlamda tasbīḥ kullanımı Farsçadan çevre dillere aktarılmıştır.

Benzer sözcükler: tespih böceği, tespih çekmek


27.01.2018
tespit

Ar taṯbīt تثبيت z [#s̠bt tafˁīl II msd.] sabitleme, kalıcı kılma Ar ṯabata ثَبَتَ zkaldı

test

İng test deneme, sınav İng to test altın ve gümüşü sınamak [esk.], denemek, sınamak EFr test altın ve gümüş tahlili için kullanılan toprak kâse << Lat testa saksı, kâse

testere

Fa dastarra دستارّه zel bıçkısı § Fa dast دست zel Fa arra ارّه zbıçkı

testi

Fa dastī دستى zel kabı, özellikle elde taşınabilen toprak kap Fa dast دست zel

testis

İng testis husye Lat testis 1. tanık, şahit, 2. (mec.) erkekliğin delili, husye << ALat *tristis üçüncü (kişi) (Kaynak: EM sf. 1217)