tereddüt

tercüman

Ar tarcumān ترجمان z [#trcm] çevirmen Aram targəmānā תרגמנא za.a. Akad targumannu a.a. Akad ragāmu çağırmak, söz söylemek, dava etmek

tercüme

Ar tarcama(t)/tarcuma(t) تَرْجَُمة z [#trcm faˁlala(t) q. msd.] çeviri Aram targūm תַרְגּוּם za.a., Tevrat'ın Aramice meal ve tefsirlerine verilen ad

tere

Fa tara تره zher türlü yaş sebze, taze yenen otlar Fa tar تر zyaş, taze +a

terebentin

Fr térébinthine çitlembikten elde edilen yağ çözücü madde EYun terébinthos τερέβινθος zçitlembik, yaban fıstığı ağacı, pistacia terebinthus +in°

tereddi

Ar taraddī تردّى z [#rdy tafaˁˁul V msd.] düşme, (hayvan) yüksek yerden düşerek ölme, telef olma Ar radā düştü, dağdan düşüp öldü, taşla kemiklerini kırdı

tereddüt

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
tereddüd kıldı iki nérse arasında = geh aŋa geh muŋa emeldi

Ar taraddud تردّد z [#rdd tafaˁˁul V msd.] dönseme, gitgel, kararsız kalma Ar radda رَدَّ zgeri döndürdü

 ret

Bu maddeye gönderenler: mütereddit


22.09.2017
tereke

Ar taraka(t) تركة z [#trk faˁala(t) mr.] bırakılmış olan şey, miras Ar taraka ترك zbıraktı

terelelli

ünlem taralalla/terelelli anlamsız şarkı sözü

terennüm

Ar tarannum ترنّم z [#rnm tafaˁˁul V msd.] makamla söyleme, anlamlı veya anlamsız sözlerle şarkı söyleme Ar ranima رَنِمَ zmakamla söyledi, terennüm etti

teres

≈ Kürd teres 1. korkak, yüreksiz, 2. Hıristiyan, dinsiz, gâvur ≈? Fa tarsā ترسا za.a.

terettüp

Ar tarattub ترتّب z [#rtb tafaˁˁul V msd.] 1. dikelme, dik durma, 2. bir düzene ve tertibe girme Ar rataba رتب zdik durdu