temporal1

temkin

Ar tamkīn تمكين z [#mkn tafˁīl II msd.] 1. güçlenme, dayanıklı olma, ayağını sağlam basma, 2. vakar, metanet, kalıcılık Ar makuna مَكُنَ zgüçlendi, pekişti

temlik

Ar tamlīk تمليك z [#mlk tafˁīl II msd.] sahip kılma, mülk olarak verme Ar malaka ملك zsahip idi

temmet

Ar tammat تَمَّت z [#tmm] bitti (dişil üçüncü tekil şahıs), elyazması kitaplarda metin sonunu belirten kelime Ar tamma تَمَّ zbitti, bütün oldu

temmuz

Ar tammūz تمّوز zRumi takvimin beşinci ayı Aram tammūz תמוז zArami/Süryani takviminin dördüncü ayı Akad Tammūz bir Babil ve Asur tanrısı Sumer Dumu-zi bir tanrı adı

tempo

İt tempo 1. zaman, 2. müzikte icra hızı << Lat tempus, tempor- zaman << HAvr *temp- sürme, germe, yayma

temporal1

[ Cumhuriyet - gazete, 1990]
yeni bir şeyin bulunmuş olduğu tek temporal olay olan buluş kavramı

Fr temporel İng temporal zamana ilişkin, zamansal Lat temporalis a.a. Lat tempus, tempor- süre, zaman

 tempo


22.12.2014
temporal2

Fr/İng temporal şakaklara ilişkin Lat tempora [çoğ.] şakaklar Lat templum, tempor- 1. kapatılmış alan, harîm, tapınak, 2. şakak

temren

<< ETü-O temürgen ok ve kargı ucu ETü temür demir

temrin

Ar tamrīn تمرين z [#mrn tafˁīl II msd.] esnetme, alıştırma, yumuşatma Ar marana مرن zesnedi, yumuşadı

temsil

Ar tamṯīl تمثيل z [#mal tafˁīl II msd.] benzetme, benzerini yapma, örnek verme, resmetme Ar maṯala مثل zbenzedi

temyiz

Ar tamyīz تمييز z [#myz tafˁīl II msd.] ayırma, ayırdetme, seçme Ar māza مَازَ zseçti, ayırdı