televole

telepati

Fr télépathie «uzaktan algılama», duyu organları aracılığı olmaksızın algılama İng telepathy a.a. (İlk kullanım: 1882 Henry Myers, İng. yazar.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun páthos πάθος zhis, duygu

telesekreter
telesiyej

Fr télésiège açık koltuk şeklinde teleferik § Fr téléférique teleferik Fr siège oturak, koltuk OLat *sedicare oturmak Lat sedes

teleskop

Fr téléscope «uzak-gören», dürbün YLat telescopium (İlk kullanım: 1611 Prens Cesi, İt. aristokrat, Academia dei Lincei başkanı.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun skopós σκοπός zseyreden, gözleyen

televizyon

İng television Fr télévision «uzak-görüş», uzaktan görüntü iletme işlemi ve bu işi yapan araç § EYun têlos τῆλος zuzak Lat visio görme, görüş

televole

[ Milliyet - gazete, 1998]
Televole kültürüne yabancı kalanlar da ülke gündeminin bu yeni sorunuyla ister istemez ilgilenmek zorundalar

marka Televole Kanal D'de yayımlanan spor tartışma programı (İlk kullanım: 1995)


22.12.2014
telezzüz

Ar talaḏḏuḏ تلذّذ z [#lḏḏ tafaˁˁul V msd.] tad alma, tadını çıkarma Ar laḏḏa لَذَّ ztatlı idi

telgraf

Fr télégraphe İng telegraph uzak-yazar (İlk kullanım: 1792 Claude Chappe, Fr. mucit.) § EYun têlos τῆλος zuzak EYun grápheús γραφεύς zyazar

telif

Ar taˀlīf تأليف z [#Alf tafˁīl II msd.] alıştırma, birbirine uydurma, artiküle etme, kompoze etme, eser yazma Ar alifa أَلِفَ zuydu, alıştı

telin

Ar talˁīn تلعين z [#lˁn tafˁīl II msd.] şiddetle lanetleme Ar laˁana لعنة zlanetledi

telkâri

§ TTü tel Fa kārī كارى zişçilik