Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

tabu

tabldot

Fr table d'hôte (lokantada) ev sahibinin sofrası, seçmesiz menü § Fr table masa, sofra Fr hôte misafir ağırlayan, ev sahibi

tablet

Fr tablette [küç.] masacık, küçük levha, yassı ve yuvarlak hap Fr table masa, levha +et° << Lat tabula levha

tabliye

Fr tablier 1. yemek önlüğü, 2. her türlü yatay düzlem Fr table masa, levha +ari° << Lat tabula levha

tablo

Fr tableau levha, pano, tabela, resim eseri, tiyatro sahnesi << Lat tabellum [küç.] küçük levha Lat tabula levha, yazı veya oyun tahtası

tabloit

İng tabloid 1. hap, tablet [esk.], 2. küçük boy gazete Fr tablette küçük yassı ve daire şeklinde nesne, tablet

tabu

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
tabu: Tekinsiz.

İng taboo nedeni bilinmeyen yasak (İlk kullanım: 1777 James Cook, İng. kâşif.) Tonga tabu ayrı, düzendışı, yasak

Not: Güney Pasifik yerli dillerinden.


01.01.2011 den önce
tabur

Mac tábor ordugâh Kıp/Çağ dapkur/ṭapkur asker safı, dizi Moğ dabkur saf, sıra, dizi, kat ≈ Moğ dabta- katlamak

tabure

Fr tabouret [küç.] küçük oturak, arkasız iskemle << EFr tabour çift yüzlü davul Ar ṭabl طبل zdavul

tabut

Ar tābūt تابوت z [#tbwt] 1. Yahudilerin Musa Yasasını sakladıkları sandık, 2. sanduka, lahit Aram tēbūthā תבותא za.a. (Kaynak: Jeffery sf. 88)(≈ İbr tēbah תבה za.a. (özellikle Nuhun gemisi veya Musa yasalarının saklandığı sandık) ) Mıs tbt a.a.

tabülatör

Fr tabulateur İng tabulator «tablo yapan», hesap makinası ve daktiloda hizalayızı tuşu OLat tabulare [den.] tabloya dökmek, listelemek +()tor Lat tabula yazı veya oyun tahtası, levha

tabya

Ar taˁbīya(t) تعبية z [#ˁby tafˁīla(t) II msd.] ordu dizme, taktik Ar ˁabā عبا zyığdı, üst üste koydu, yerleştirdi