*Etimoloji: Kökenbilim, kelimelerin aslını ve evrimini inceleyen disiplin ~ EYun étymon "asıl" + logeía "bilim".

Sözlükte halen 15,105 madde altında toplam 31,445 Türkçe sözcük bulunmaktadır. Standart Türkçe yazı dilinden düşmüş olan eski sözcüklere, yerel terimlere ve özel adlara yer verilmemiştir. Gerekli olmadıkça sözcüklerin tanımı gösterilmemiş, sadece tarihi ve etimolojik kaynakları üzerinde durulmuştur.

Bu sitede bugün 2870 adet kelime arandı.
Son arananlar: hazır, Çağlayan, çıfıt, western, metazori.

Son güncelleme: 21 Eylül 2017

AYRINTILI ARAMA

Subset
Nedir?
Başa ve/veya sona * koyarak sözcük parçası arayabilirsiniz. Ör: *log, *poz*. Ortaya yıldız koymayın. İki harften kısa dizi aramayın.
Tanım
Nedir?
Tanımlar içinde herhangi bir alt-dizi arar. Ör: keçi, kimya. Yıldız kullanmayın. Üç harften kısa dizi aramayın.
Köken
Nedir?
Çeşitli dillerden kaynak kelimelerde arama yapar. Ör: bher, must. Yıldız kullanmayın. Üç harften kısa dizi aramayın. Düz harfler noktalı, vurgulu, uzatmalı vb. harfleri de bulur.
Dil  
Gramer
Önek/sonek
Tarih   
Nedir?
Sözcüklerin Türkçede ilk kaydedildiği tarihi arar. Ör: 1990-2013.

Ayrıntılı arama işlevleri için üye olmak gerekir. Üye ol.

İLETİŞİM

Ciddi yorum ve eleştirileriniz şükranla karşılanacaktır.
İsim
E-mail

Fr table d'hôte (lokantada) ev sahibinin sofrası, seçmesiz menü § Fr table masa, sofra Fr hôte misafir ağırlayan, ev sahibi

Fr tablette [küç.] masacık, küçük levha, yassı ve yuvarlak hap Fr table masa, levha +ette << Lat tabula levha

Fr tablier 1. yemek önlüğü, 2. her türlü yatay düzlem Fr table masa, levha << Lat tabula levha

Fr tableau levha, pano, tabela, resim eseri, tiyatro sahnesi << Lat tabellum [küç.] küçük levha Lat tabula levha, yazı veya oyun tahtası

İng tabloid 1. hap, tablet [esk.], 2. küçük boy gazete Fr tablette küçük yassı ve daire şeklinde nesne, tablet

İng taboo nedeni bilinmeyen yasak (İlk kullanım: 1777 James Cook, İng. kâşif.) Tonga tabu ayrı, düzendışı, yasak

Mac tábor ordugâh Kıp/Çağ dapkur/ṭapkur asker safı, dizi Moğ dabkur saf, sıra, dizi, kat ≈ Moğ dabta- katlamak

Fr tabouret [küç.] küçük oturak, arkasız iskemle << EFr tabour çift yüzlü davul Ar ṭabl طبل zdavul

Ar tābūt تابوت z [#tbwt] 1. Yahudilerin Musa Yasasını sakladıkları sandık, 2. sanduka, lahit Aram tēbūthā תבותא za.a. (Kaynak: Jeffery 88)(≈ İbr tēbah תבה za.a. (özellikle Nuhun gemisi veya Musa yasalarının saklandığı sandık) ) Mıs tbt a.a.

Fr tabulateur İng tabulator «tablo yapan», hesap makinası ve daktiloda hizalayızı tuşu OLat tabulare, tabulat- tabloya dökmek, listelemek +or Lat tabula yazı veya oyun tahtası, levha +are

Ar taˁbīya(t) تعبية z [#ˁby tafˁīla(t) II msd.] ordu dizme, taktik Ar ˁabā عبا zyığdı, üst üste koydu, yerleştirdi

Üyelik Sözleşmesi      İptal ve İade Koşulları      İletişim

Copyright 2002-2017 Sevan NİŞANYAN
Alıntılarda kaynak gösterilmesi rica olunur.