tüy|mek

tüt|mek

<< ETü tüt- duman etmek, tütmek

tütsü

<< ETü tütsüg duman çıkaran nesne ETü tütüz- tüttürmek, duman çıkarmak +I(g) ETü tüt- duman çıkmak +Uz-

tütün

<< ETü tütün duman ETü tüt- +In

tüvit

İng tweed bir tür yünlü kumaş öz Tweed İskoçya'da bir nehir

tüy

<< TTü tü/tüg kuş tüyü, hayvan ve insan kılı << ETü a.a.

tüy|mek

"uçmak" [ Şeyhoğlu, Marzubânnâme terc., 1380]
bir çaylak çalub havāya dügdi [havaya uçtu] "kaçmak" [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
ne χod ˁaybını āşikāre idebilür ki apansızda kaçup tügmeye [ A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
tığmak: Savuşmak, kaçmak.

<< TTü tüg- uçmak <? TTü tüy

 tüy

Not: Tüy sözcüğü ile bağlantılı olması muhtemel olmakla birlikte yapısal ilişki açık değildir. Karş. Fa pervāz "1. uçmak, 2. kanat".


24.08.2015
tüyo

Fr tuyau 1. küçük boru, kulak deliği, 2. at yarışında «kulağa fısıldanan» bilgi Ger *thuta boru

tüzel

YTü tüze kanun ETü tüz- düzmek, düzenlemek +Al

tüzük

ETü tüz- dizmek, düzeltmek, düzenlemek +Uk

twit

İng tweet 1. kuş ötüşü, cıvıltı, 2. kısa sosyal medya mesajı, mikro blog (İlk kullanım: (Mikro blog anlamında) 2006.) onom

ubudiyet

Ar ˁubūdiyya(t) عبوديّة z [#ˁbd y. msd.] kulluk etme, kölelik Ar ˁabada kulluk etti, tapındı