Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

spekülasyon

spastik

Fr spastique a.a. İng spastic 1. spazma ilişkin, spazmlı, 2. serebral palsi hastalığına tutulmuş (genellikle çocuk) EYun spastikós σπαστικός zspazmlı EYun spáō σπάω zspazm, kasılma +istik°

spazm

Fr spasme kasılma, ani sancı EYun spasmós, spasmod- σπασμός, σπασμοδ- zkasılma EYun spáō σπάω zkasmak

spektaküler

Fr spectaculaire İng spectacular seyirlik, gösterişli, muhteşem Lat spectaculum gösteri, seyirlik şey +ari° Lat specere, spect- bakmak, gözlemek +ul°

spektr(o)+

Fr/İng spectro+ [bileşik adlarda] spektrum Lat spectrum 1. hayal, görüntü, 2. ışığın kırılmasıyla oluşan gökkuşağı, tayf Lat specere, spect- bakmak

spektrum

Lat spectrum 1. hayal, görüntü, 2. ışığın kırılmasıyla oluşan gökkuşağı, tayf

spekülasyon

"tahmin yürütme" [ Yeni Mecmua: Çanakkale Fevkalade Nüshası, 1918]
Maamafih bu bir spekülasyondan başka bir şey değildir. "... ihtikâr" [ Hukuk-ı Beşer - gazete, 1919]
[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
spekülatör: Banka ve ticaret işiyle uğraşan, kazanç ihtimaline göre kıymetdar evrak vesaire alıp satan

Fr spéculation 1. gözetleme, gözlemleme, fırsat kollama [esk.], 2. fiyat hareketlerinden yararlanmak amacıyla alıp satma, 3. tahmin ve teori üzerinden akıl yürütme OLat speculatio gözetleme Lat speculari gözetlemek +()tion Lat speculum gözetleme yeri, bakanak Lat specere, spect- bakmak, gözetlemek +ul° HAvr *spek- a.a.

 ispiyon

Benzer sözcükler: spekülatif, spekülatör, speküle


09.12.2015
speleoloji

Fr spéléologie mağarabilim EYun spḗleon σπήλεον zmağara

sperm

Fr sperme 1. genel anlamda tohum, 2. dölleme hücresi EYun spérma σπέρμα z«saçım», tohum EYun speírō, spor- σπείρω, σπορ- zsaçmak, tohum ekmek +ma(t) << HAvr *sper-4 a.a.

spesifik

Fr spécifique özgül OLat specificus bir türü tanımlayan ayırdedici özellik § Lat species 1. görüntü, dış görünüm, biçim, 2. felsefede tür (Lat specere, spect- bakmak, seyretmek ) Lat facere, fact- yapmak

spesiyal

Fr spécial özel OLat specialis türe ait Lat species 1. görüntü, dış görünüm, biçim, 2. felsefede tür +al° Lat specere bakmak, gözetlemek

spiker

İng speaker konuşan, özellikle kamuya hitaben konuşan hatip veya sunucu İng speak konuşmak +er << Ger *sprek- << HAvr *spreg- konuşmak