siber

sıyga

Ar ṣīġa(t) صيغة z [#ṣwġ fiˁla(t) mr.] 1. kalıp, form, kip, 2. Arapça gramerde kalıp Ar ṣāġa kalıba döktü

sıyır|mak

<< ETü sıdır- soymak, deri yüzmek, yüzeyini kesmek, kar küremek

sız|mak

<< ETü sız- (katı şey) erimek, (sıvı) yavaş akmak, damlamak ≈ ETü sırı- (yağ, macun) bulaşmak, dışkılamak

sızla|mak

<< ETü sızla- acımak onom sız/cız yanma ve acıma sesi +lA-

sibak

Ar sibāḳ سِبَاق z [#sbḳ fiˁāl msd.] önde veya önce olma, öncelik Ar sabaḳa سَبَقَ zönce idi, öne geçti

siber

[ Cumhuriyet - gazete, 1993]
siber punk [ Cumhuriyet - gazete, 1994]
siber uzaysal bir çağa giriyoruz [ Cumhuriyet - gazete, 1996]
siber saldırı

İng cyber [abb.] bilgisayar ağlarına veya elektronik yönetim sistemlerine ilişkin (sıfat) İng cybernetic

Benzer sözcükler: siber korsanlık, siber saldırı, siber tehdit, siber uzay


19.08.2017
sibernetik

Fr cybernetique İng cybernetic 1. yöneylem, yönetim bilimi, 2. bilgisayarlı yönetim sistemi (İlk kullanım: 1948 Norbert Wiener, Amer. matematikçi.) EYun kybernḗtēs κυβερνήτης zdümenci +ik° EYun kybernáō κυβερνάω z(gemide) dümenci veya pilot olarak görev yapmak, yönlendirmek +t°

sibop

<< TTü supap

sicil

Ar sicill سجلّ z [#scl] mahkeme kararlarının işlendiği defter Aram sigilltā [#sgl] resmi belge, berat Lat sigillatum «mühürlü», a.a. Lat sigilla [küç.] küçük işaret, mühür, damga Lat signum işaret

sicim

≈ Moğ siçim ip

+sid

Fr/İng +cide [bileşik adlarda] öldürme, öldüren Lat +cīdus a.a. Lat caedere 1. kesmek, biçmek, kılıçtan geçirmek, kırmak, çekiçle vurmak, 2. öldürmek HAvr *kaə-id- bıçak veya keski ile vurmak