septik2

sepet

Fa sabad/sapad سبد/سپد zhasır kova << OFa *sapad a.a.

sepi

TTü sep- serpmek +I(g)

sepken

TTü sep- serpmek, saçmak +(g)An

septet

Fr septette yedi enstrüman için müzik eseri Fr sept [küç.] yedi +et° Lat septem a.a. HAvr *septm a.a.

septik1

Fr septique çürümeye ve kokuşmaya ilişkin EYun sēptikós σηπτικός zçürümüş, kokuşmuş EYun sḗpomai σήπομαι zçürümek, kokuşmak +ik°

septik2

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
septik: Aşikâr bir surette ispat edilemeyen her şeyden şüphe eden.

Fr scéptique kuşkucu EYun skeptikós σκεπτικός zgerçeğin bilinemeyeceğini savunan filozof Pyrrho'nun öğretisini izleyen kimse EYun sképthomai σκέπθομαι zgözlemlemek, alıcı gözle bakmak +ik° << HAvr *skep-/*spek- gözlemek

 +skop

Benzer sözcükler: septisizm, septizm, skeptik


16.10.2014
septisemi

Fr septicémie kan zehirlenmesi § EYun sēptikós σηπτικός zkokuşmuş, çürümüş EYun ʰaíma ἁῖμα zkan

sepya

İt sepia mürekkep balığı ve ondan elde edilen boya EYun sēpía σηπία za.a.

ser

Fa/OFa sar سر zbaş, kafa ≈ Ave sarah- a.a. ≈ Sans śíras शिरस् za.a. << HAvr *kerəs- a.a. HAvr *ker-1 kafa, boynuz

ser|mek

<< ETü ser- 1. yaymak, 2. sabretmek

sera

Fr serre [dev.] 1. kapalı yer, 2. özellikle bitkileri soğuktan korumak için yapılan kapalı alan Fr serrer sıkıca kapatmak, sıkmak << OLat serare [den.] kilitlemek, sürgüyle kapatmak Lat sera sürgü, kapı demiri