sayrı

sayıştay

YTü sayış- muhasebe etmek +tAy

saykal

Ar ṣayḳal صيقل z [#ṣḳl] cila

sayko

İng psycho [abb.] ruh hastası, manyak İng psychopath a.a.

saylav

Çağ sayla- seçmek, saymak, hesaba katmak +Av ETü say-

sayman

TTü say- +mAn

sayrı

TTü: [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
kimisi sayru olur kimi ölür Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
sayru: malade TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sayrı: Türkīde sayru. Hasta.

<< OTü sayru hasta << ETü *sanrıġ/*sandrıġ ETü sandrı- hezeyan etmek, sayıklamak

 say-

Benzer sözcükler: sayrılık


20.07.2015
sayvan

Fa sāye-bān سايه بان zgölgelik, tente, şemsiye

saz1

<< OTü saz 1. bataklık, 2. soluk (renk, beniz)

saz2

Fa sāz ساز z1. uygun [sıfat], 2. düzen, düzenek, aygıt, enstrüman [isim], 3. özellikle müzik aleti Fa sāχtan, sāz- ساختن, ساز zuydurmak, imal etmek, düzenlemek << OFa saχtan, saç- uymak, uydurmak

sazan

<< OTü sazağan yılan, ejderha

sazende

Fa sāzanda سازنده z1. uyduran, düzenek kuran, 2. çalgı çalan Fa sāzīdan uydurmak, düzenlemek, saz çalmak +anda