sahtiyan

sahip

Ar ṣāḥib صاحب z [#ṣḥb fāˁil fa.] 1. yar, arkadaş, 2. efendi, malik, sahip Ar ṣaḥiba صحب zdost idi

sahn

Ar ṣaḥn صحن z [#ṣḥn faˁl msd.] 1. geniş ve yayvan yemek kabı, sahan, 2. düzlük, alan, avlu ≈ Ar sāḥa(t) [#swḥ] düz alan, meydan

sahne

Ar ṣaḥn صحن zsahanlık, düz alan

sahra

Ar ṣaḥrāˀ صحراء z [#ṣḥr faˁlā fem.] 1. kızıl sarı veya boz renk, 2. bozkır, çöl, ekilmemiş alan

sahte

Fa sāχta ساخته z [pp.] yapılmış, yapma, mamul, düzme Fa sāχtan, sāz- ساختن, ساز zyapmak, uydurmak, imal etmek, düzmek +a << OFa sāχtan, saç- uymak, uygun olmak

sahtiyan

[ Codex Cumanicus, 1303]
becunie [keçi derisi] - Tr: sastian [ Şeyhoğlu, Marzubânnâme terc., 1380]
mülemmaˁ saχtiyāndan bağırdak [alaca maroken yelek] geyüp

Fa sāχtiyān ساختيان z1. işlenmiş şey, 2. özel bir yöntemle işlenmiş keçi derisi, maroken (Fa sāχtan, sāz- ساختن, ساز zyapmak, imal etmek ) << OFa sāχtak maroken

 sahte


26.08.2015
sahur

Ar saḥūr سَحُور z [#sḥr faˁūl im.] seherde yenen yemek Ar saḥar سَحَر ztan ağarması

saik

Ar sāˀiḳ سائق z [#swḳ fāˁil fa.] sevk eden, güden, sürücü; sebep Ar sāḳa ساق zgüttü

sair

Ar sāˀir سائر z [#sAr fāˁil fa.] kalan, artan Ar saˀara سأر zkaldı, arttı

saka1

Ar saḳḳāˀ سقّاء z [#sḳy faˁˁāl mesl.] sucu, su veren Ar saḳā suladı, su verdi

saka2

~? Ar saḳḳāˀ sucu