sağal|mak

safra2

İt sabura gemilerde denge ağırlığı, balast Lat saburra a.a. ≈ Lat sabulum kaba kum, çakıl taşı

safran

Ar zaˁfarān/ṣaˁfarān زعفران zsarı boya veren soğanlı bitki, crocus sativus OFa zar-paran «altın-tel», a.a.

safsata

Ar safṣaṭa(t) سفصطة z [#sfṣṭ faˁlala(t) q. msd.] laf ebeliği, sofistlik EYun sophistía σοφιστία za.a. EYun sophistḗs σοφιστής zsofist, laf ebesi +ia

sağ

<< ETü saġ 1. muteber, esen, salim (sıfat), 2. sağlık, esenlik (ad), 3. sağ el ETü sa- saymak, itibar etmek +I(g)

sağ|mak

<< ETü saġ- süt sağmak

sağal|mak

TTü: "iyileştirmek" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
sağalır cān dürlü rencden arınur

ETü saġ +Al-

 sağ

Benzer sözcükler: sağaltmak, sağaltım, sağaltma


05.10.2017
sağanak

TTü sağna- fışkırtmak, püskürtmek +(g)Ak ETü sağ- (süt) sağmak

sağdıç

<< ETü sağdıç düğünde güveyin sağında yürüyen kılavuz << ETü *sağduş (Kaynak: Doerfer sf. III§1216)§ ETü sağ ETü tuş denk, yan, karşı (Kaynak: Kaş sf. )

sağduyu
sağır

<< OTü saŋır kulağı duymaz ≈? ETü sıŋar zayıf, güçsüz?

sağir

Ar ṣaġīr صغير z [#ṣġr faˁīl sf.] küçük Ar ṣaġura/ṣaġira صغر zküçüldü, küçük idi