sırat

sıpa

<< ETü sıp at yavrusu Sogd əsp- at ≈ Ave aspa- a.a.

sır1

Ar sirr سرّ z [#srr fiˁl ] 1. göbek deliği, bir şeyin en iç ya da orta kısmı, ruh, yürek, 2. gizlenen şey, giz (≈ Ar surra(t) سرّة zgöbek deliği ≈ Aram şūrā/şerā שורא za.a. )

sır2

<< ETü sır porselen macunu ≈ ETü sırı- (balçık) bulaşmak

sıra

Yun sīrá σειρά zdizi, silsile, yazıda satır << EYun seirá σειρά zzincir, urgan, ip

sıraca

≈ Fa sirāca سراجه zbir at hastalığı

sırat

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
ne terāzū korkıda u ne ṣırāṭ

Ar ṣirāṭu'l-mustaḳīm صراط المستقيم zdar yol, İslam mitolojisinde kıyamette geçilen yol veya köprü Ar ṣirāṭ صراط z [#ṣrṭ] yol Aram sṭrāṭā/srāṭā סטרטא za.a. EYun stráta στράτα za.a. Lat (via) strata a.a. Lat stratum tabaka, kaplama, döşeme (Lat sternere yaymak, sermek +()t° << HAvr *sterh3- a.a.

Not: Klasik dönem Arap dilbilimcileri sözcüğün Yunancadan geldiği konusunda hemfikirdir. Jeffery sf. 195-196. Yakındoğu'da uzun mesafe yol sistemi Roma İmparatorluğu döneminde yerleşmiş idi. •İt strada, İng street, Alm Strasse "yol" biçimleri Latinceden alınmıştır.

Benzer sözcükler: sırat köprüsü

Bu maddeye gönderenler: stratigrafi, stratosfer, usturmaça


10.06.2018
sırça

<< ETü sırıçġa cam ETü *sırış- (metal) erimek, (balçık) bulaşmak +gA (Kaynak: Kaş sf. )≈ ETü sırıl- bulaşmak, yapışmak (Kaynak: Kaş sf. )

sırf

Ar ṣirf صرف z1. katıksız, saf, 2. bir tür kırmızı boya (≈ Aram ṣāraph צרפ z(metal, özellikle altın ve gümüş) arıtma, rafine etme ≈ Akad ṣarāpu a.a. )

sırık

<< ETü sıruk yere saplanan direk ETü sıḏır- soymak, sıyırmak +Uk ETü

sırıl sıklam

onom sır sır su sesi, şır şır

sırım

<< ETü sırım deri şerit, kayış << ETü-O sıḏrım a.a. ETü sıḏır- soymak, sıyırmak +Im