sınai

sıkılgan

TTü sıkıl- +(g)An

sıkıntı

TTü sık- +(In)tI

sıklet

Ar ṯaḳala(t)/ṯiḳla(t) ثِقلة z [#s̠ḳl fiˁla(t) mr.] ağırlık Ar ṯaḳula ثَقُلَ zağır idi (≈ İbr şāḳal שקל ztartmak, ağır olmak ≈ Akad şaḳālu a.a. )

sıla

Ar ṣila(t) صِلَة z [#wṣl fiˁāl msd.] kavuşma, buluşma Ar waṣala وَصَلَ zulaştı

sına|mak

<< ETü sına- denemek, tecrübe etmek ETü sın boy, kesim +(g)A- ETü sı- kesmek +In

sınai

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sınāˁī: Yapma el işi. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
sınāˁī: 1. Hıref ve sanˁate mensup ve müteallik, 2. Tabiî ve halḳī olmayan, yapma, insan yapması [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
sınaî: Sanayi ile ilgili, uransal.

Ar ṣināˁī صناعى z [nsb.] sanata ait Ar ṣanˁa(t) صنعة z [#ṣnˁ] sanat

 sanat

Not: Esasen sunî ile eş anlamlı iken, 20. yy'da anlam ayrışması ile "endüstriyel" anlamı ağır basmıştır.


31.12.2014
sınav

Tat sınav imtihan ETü sına- denemek, imtihan etmek +Av

sındı

<< ETü-O sındu makas ETü sın- kırılmak, kesilmek +dU ETü sı- kırmak, kesmek +In-

sınıf

Ar ṣinf صِنْف z [#ṣnf fiˁl ] tür, kategori ~? EYun synaphḗ συναφή zbir araya gelme, birleşme, çakışma EYun syn+ aphḗ αφή ztutma, değme, dokunma

sınır

Yun sýnoron σύνορον zsınır ülkesi, serhat, uc (Kaynak: Radloff 4:695, Doerfer sf. 2:280)<< EYun sýnoros σύνορος zkomşu, sınırdaş (Kaynak: LS sf. 1723)EYun syn+ ʰóros ὅρος za.a.

sıpa

<< ETü sıp at yavrusu Sogd əsp- at ≈ Ave aspa- a.a.