periyodontal

peripatetik

Fr peripatetique 1. dolanan, seyyar, 2. Aristoteles'in felsefi ekolüne mensup EYun peripatetikós περιπατετικός za.a. EYun peri+ patéō πατέω zyürümek

peripeti

Fr peripétie öngörülemeyen olay, kaza (özellikle tiyatroda) EYun peripéteia περιπέτια zani ve tam dönüş, tersine dönüş

periskop

Fr périscope denizaltından çevre gözetleme aracı (İlk kullanım: 1854 E. H. Marié-Davy, Fr. mühendis.) EYun peri+ skópos σκόπος zseyreden

perişan

Fa parēşān پريشان zdağınık, dağıtmış Fa parēşīdan, parēş- پريشيدن, پريش zdağıtmak, saçmak +ā(n)

periton

Fr péritone karın zarı EYun peritónaios περιτόναιος zbir şeyin etrafına gerili olan (perde) EYun peri+ teínō τείνω, τον- zgermek

periyodontal

[ Milliyet - gazete, 1970]
İstanbul Dişhekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Periodontoloji Kürsüsü

Fr/İng periodontal dişin çevresi veya diş eti ile ilgili EYun peri+ odoús, odont- οδούς, οδοντ- zdiş

 odont(o)+

Benzer sözcükler: periyodontik, periyodontolog, periyodontoloji


08.12.2015
periyot

Fr période dönem, devre EYun períodos περίοδος zbir şeyin etrafını dönme, döngü, dönüm, (mec.) zaman döngüsü, dönem EYun peri+ ʰodós ὁδός zyol

perküsyon

Fr pércussion vurma, darbe Lat percussio a.a. Lat percutere vurmak, çarpmak +()tion Lat per+1 quatere, quass- darbe vurmak, çarpmak, kırmak

perlon

marka Perlon bir tür sentetik elyaf, polikaprolaktam polimerinin ticari adı (İlk kullanım: 1941 IG Farben, Alman kimya firması.) Alm Perle inci Lat pernula [küç.] a.a. Lat perna sedef, istiridye kabuğu +ul°

perma

İng perma [abb.] İng permanent kalıcı Lat permanēre sonuna kadar kalmak, kalıcı olmak +ent° Lat per+1 manēre kalmak, ikamet etmek

permatik

marka Permatik plastik saplı atılabilir traş bıçağı markası (İlk kullanım: 1977, Perma-Sharp A.Ş.) § İng permanent kalıcı İng automatic otomatik