peripatetik

perhiz

Fa parhīz پرهيز zyemekten ve diğer zevklerden sakınma Fa parhīχtan, parhīz- پرهيختن, پرهيز zperhiz etmek << OFa parχişt-, parχēz (birinin) yanında veya etrafında durmak, kulluk etmek, tapmak (Kaynak: D-M sf. 281)

peri

Fa parī/parrī پرى/پرّى zbir efsane varlığı, cin << OFa parīk a.a. Ave pairikā- «yanında duran», Zerdüşt inancında iyi ruh, peri Ave pairi yan, etraf

peridot

İng peridot Fr péridot bir tür yarı değerli taş, krizolit ?

periferi

Fr périphérie İng periphery çevre, etraf, dış kenar EYun periphéreia περιφέρεια zçevresini-dolanan EYun peri+ phérō φέρω ztaşımak +ia

perikard

Fr péricarde kalbi çevreleyen zar EYun perikárdios περικάρδιος zkalbin etrafı EYun peri+ kardía καρδία zkalp

peripatetik

[ Ahmed Mithat, <1900]
Aristo'nun tesis ettiği mezheb peripatetisyen yani meşaiyyun diye şöhret buldu. [ TDK, Felsefe ve Gramer Terimleri, 1942]
gezimcilik, peripatetizm = meşaiye

Fr peripatetique 1. dolanan, seyyar, 2. Aristoteles'in felsefi ekolüne mensup EYun peripatetikós περιπατετικός za.a. EYun peri+ patéō πατέω zyürümek

 patika

Not: Aristoteles'in MÖ 4. yy'da Atina'da kurduğu Lykeon adlı okulda dersler yürüyerek görüldüğü için.

Benzer sözcükler: peripatetisyen, peripatetizm, peripeti


07.07.2015
peripeti

Fr peripétie öngörülemeyen olay, kaza (özellikle tiyatroda) EYun peripéteia περιπέτια zani ve tam dönüş, tersine dönüş

periskop

Fr périscope denizaltından çevre gözetleme aracı (İlk kullanım: 1854 E. H. Marié-Davy, Fr. mühendis.) EYun peri+ skópos σκόπος zseyreden

perişan

Fa parēşān پريشان zdağınık, dağıtmış Fa parēşīdan, parēş- پريشيدن, پريش zdağıtmak, saçmak +ā(n)

periton

Fr péritone karın zarı EYun peritónaios περιτόναιος zbir şeyin etrafına gerili olan (perde) EYun peri+ teínō τείνω, τον- zgermek

periyodontal

Fr/İng periodontal dişin çevresi veya diş eti ile ilgili EYun peri+ odoús, odont- οδούς, οδοντ- zdiş