parankima

paraliz

Fr paralyse, paralyt- felç EYun parálysis παράλυσις za.a. EYun paralúō παραλύω z«bir yanı çözülmek», tek yanlı inme +sis EYun para+1 lúō λύω zçözmek

paramedik

İng paramedic [abb.] yardımcı tıp elemanı İng paramedical 1. klasik tıbbın dışında olan, 2. tıp personeline yardımcı olan

parametre

Fr paramètre bir başka değere bağımlı olarak değişen ölçü EYun paramétreō παραμέτρεω zbir şeyi bir şeyle ölçmek, kıyaslamak EYun para+1 métreō μέτρεω zölçmek

paramiliter

Fr paramilitaire «yan-asker», ordu dışı askeri güç Fr para+1 militaire asker

paramparça

§ Fa pāra پاره z Fa pārça پارچه z

parankima

[ Özön, Türkçe-Yabancı Kelimeler Sözlüğü, 1961]
parankima: Bir organın aslî görevini sağlayan temel doku.

Fr parenchyme ak ve karaciğer, böbrek, dalak gibi organların dolgu dokusu EYun parénχyma παρένχυμα za.a. (İlk kullanım: Erasistratos, Yun. hekim (MÖ y. 330-250).) EYun parenχéō παρενχέω ziçini (bir sıvı ile) doldurmak +ma(t) EYun para+1 enχéō ενχέω za.a. EYun en+ χéō χέω zbir sıvı dökmek, akıtmak

 huni


15.08.2011
paranormal

İng paranormal bilinen doğa yasalarına uymayan Fr/İng para+1 normal kurala uygun

paranoya

YLat paranoia aklını yitirme, irrasyonel korku EYun para+1 noía νοία zanlama, idrak etme EYun nóos νόος zakıl, izan, idrak +ia

parantez

Fr parenthèse, parenthet- 1. gramerde yan cümle, 2. tipografide ayraç işareti EYun parénthesis παρένθεσις zyana koyma, kenara koyma EYun para+1 énthesis ένθεσις zkoyma, yerleştirme EYun en+ thésis θέσις zkoyma

parapet

İt parapetto «göğüs siperi», kale burcu korunağı, taraça korkuluğu § İt parare korumak İt petto göğüs (<< Lat pectus, pector- a.a. )

parapleji

Fr paraplégie felç, özellikle belden aşağısını etkileyen felç EYun paraplēgía παραπληγία za.a. EYun paraplḗks παραπλήξ zinme inmiş, felçli +ia