oksidantal

okey

İng (Amer) OK evet, tamam İng ol korekt [all correct] her şey tamam

okka

Ar uḳiyya(t) اوقيّة zSuriye bölgesine özgü bir tartı birimi, y. 320 gram Aram uḳiyyā/unḳiyyā אוקיא za.a. EYun oúnkia ούγκια zlibrenin onikide biri olan tartı birimi, y. 27 gram Lat uncia «onikilik», a.a.

oklava

<< TTü oklağu hamur açma aygıtı TTü okla- +gU

oklokrasi

Fr ochlocratie İng ochlocracy kalabalıkların iktidarı, mobokrasi EYun oχlokratía ὀχλοκρατία za.a. EYun óχlos ὄχλος zkalabalık, güruh

oklüzyon

Fr occlusion tıkanma, kapanma Lat occlusio Lat occludere tıkamak, kapatmak +()tion Lat ob+ claudere, claus- kapatmak

oksidantal

[ Milliyet - gazete, 1950]
'Oksidantaloid' denilen Garp kültür daireleri işte bunlardandır.

Fr occidental Batıya ait, Batılı OLat occidentalis a.a. Lat occidens batan (güneş), batı +al° Lat occidere düşmek, batmak, ölmek, telef olmak +ent° Lat ob+ cedere, cess- gitmek

 aksesuar

Benzer sözcükler: oksidantalizm


13.08.2017
oksijen

Fr oxygène «asit doğuran», asitlerin oluşumuna yol açan kimyasal madde (İlk kullanım: 1787 Antoine de Lavoisier, Fr. kimyacı.) § EYun oksýs, oksyd- οξύς, οξυδ- zsivri, keskin, ekşi, asit (<< HAvr *ok-su- HAvr *ak- keskin, sivri, ekşi ) EYun genḗs γενής zdoğuran

oksimoron

Fr/İng oxymoron kendi içinde çelişkili ifade EYun oksýmōron ὀξύµωρον z«aptallığın uç noktası», retorikte bir yöntem § EYun oksýs ὀξύς zsivri, keskin, bir şeyin sivri ucu EYun mōron µώρον zaptal

oksit

Fr oxyde kimyada oksijen içeren bir bileşik Fr oxygène

okşa|mak

<< ETü oχşa- 1. benzemek, 2. elle sevmek ETü *okuş beniz? yanak? +(g)A-

okt(o)+

Fr/İng octo+ [bileşik adlarda] sekiz EYun októ οκτό za.a. Lat octo sekiz << HAvr *oktō- a.a.