Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

oklokrasi

ok

<< ETü ok ok

okazyon

Fr occasion fırsat, rastlantı, hadise Lat occāsio rastlantı Lat occidere üstüne veya önüne düşmek, rast gelmek +()tion Lat ob+ cadere, cas- düşmek

okey

İng (Amer) OK evet, tamam İng ol korekt [all correct] her şey tamam

okka

Ar uḳiyya(t) اوقيّة zSuriye bölgesine özgü bir tartı birimi, y. 320 gram Aram uḳiyyā/unḳiyyā אוקיא za.a. EYun oúnkia ούγκια zlibrenin onikide biri olan tartı birimi, y. 27 gram Lat uncia «onikilik», a.a.

oklava

<< TTü oklağu hamur açma aygıtı TTü okla- +gU

oklokrasi

[ Ekşi Sözlük, 2006]
oklokrasi: jean jacques rousseau'nun deyimiyle demokrasinin yozlaşmış hali

Fr ochlocratie İng ochlocracy kalabalıkların iktidarı, mobokrasi EYun oχlokratía ὀχλοκρατία za.a. EYun óχlos ὄχλος zkalabalık, güruh

 +krat


07.12.2015
oklüzyon

Fr occlusion tıkanma, kapanma Lat occlusio Lat occludere tıkamak, kapatmak +()tion Lat ob+ claudere, claus- kapatmak

oksidantal

Fr occidental Batıya ait, Batılı OLat occidentalis a.a. Lat occidens batan (güneş), batı +al° Lat occidere düşmek, batmak, ölmek, telef olmak +ent° Lat ob+ cedere, cess- gitmek

oksijen

Fr oxygène «asit doğuran», asitlerin oluşumuna yol açan kimyasal madde (İlk kullanım: 1787 Antoine de Lavoisier, Fr. kimyacı.) § EYun oksýs, oksyd- οξύς, οξυδ- zsivri, keskin, ekşi, asit (<< HAvr *ok-su- HAvr *ak- keskin, sivri, ekşi ) EYun genḗs γενής zdoğuran

oksimoron

Fr/İng oxymoron kendi içinde çelişkili ifade EYun oksýmōron ὀξύµωρον z«aptallığın uç noktası», retorikte bir yöntem § EYun oksýs ὀξύς zsivri, keskin, bir şeyin sivri ucu EYun mōron µώρον zaptal

oksit

Fr oxyde kimyada oksijen içeren bir bileşik Fr oxygène