Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

nişan

nistagmus

Yeni Latince nystagmus "göz seğirmesi" sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Eski Yunanca nystagmós νυσταγμός z "uyuklama, uyur gibi olma" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca nystázō νυστάζω z "uyuklamak, uykulu olmak" fiilinden türetilmiştir.

nisvan

Arapça nsw kökünden gelen niswān نسوان z "kadınlar (çoğul), kadınlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nisāˀ نساء z "kadın zümresi (kolektif)" sözcüğünün fiˁlān vezninde çoğuludur.

nisyan

Arapça nsy kökünden gelen nisyān نسيان z "unutma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça nasiya نسى z "unuttu" fiilinin fiˁlān vezninde masdarıdır.

niş

Fransızca ve İngilizce niche "duvarda raf şeklinde küçük girinti, yuva, niş" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince nidus "yuva" sözcüğünden evrilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

nişadır

Farsça nūşādur veya nawşādur نوشادر z "amonyum klorür tozu" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen anoşādur sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça anoş "1. ölümsüz, 2. ölümsüzlük içkisi, iksir, nektar" (NOT: Orta Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde anaoşa "ölümsüz" sözcüğünden alıntıdır. ) ve Orta Farsça ādur "ateş" sözcüklerinin bileşiğidir.

nişan
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Kutadgu Bilig, 1069]
ajunda atı kaldı belgü nişān [dünyada adı kaldı alamet ve nişan] nişanlamak "imzalamak" [ Codex Cumanicus, 1303]
signum - Fa & Tr: nisan (...) signo [imzalarım] - Tr: nisanlarmen nişancı "mühür görevlisi" [ Fatih Sultan Mehmed, Kanunname-i Al-i Osman, 1481 yılından önce]
sadrda oturmak vüzerānın ve kaḍıˁaskerlerin ve defterdārların ve nişāncının yoludur. nişanlı [ Meninski, Thesaurus, 1680]
nişānlamak: Signare, notare [işaretlemek, imzalamak]. Nişanlü: Signatus, notatus [imzalı, işaretli], & desponiatus, sponsus [evlilik sözleşmesi yapılmış]. nişangâh [ Meninski, Thesaurus, 1680]
nişangāh: Scopus [hedef]

Köken

Farsça ve Orta Farsça nişān نشان z "iz, işaret, alamet, simge" sözcüğünden alıntıdır.

Ek açıklama

Farsça sözcüğün Sami dillerinden alıntı olma ihtimali üzerinde durulmuştur. Karş. İbranice nēş, Aramice/Süryanice nişā "işaret, simge", Akatça nīşu "kaldırma, dikme". Ermenice nşan նշան "simge, özellikle haç" Orta Farsçadan alıntıdır.

Benzer sözcükler

nişancı, nişangâh, nişanlamak, nişanlanmak, nişanlatmak, nişanlı

Bu maddeye gönderenler

nişane


10.12.2015
nişane

Farsça nişāna نِشانه z "işaret eden şey, belirti, hedef tahtası" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça nişānag sözcüğünden evrilmiştir.

nişasta

Farsça nişāsta نشاسته z "dibe oturmuş, çökelti, nişasta" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça nişastan, nişīn- نشستن, نشين z "oturmak" fiilinin geçmiş zaman fiil-sıfatııdır. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen nishidaiti sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen nişīdati sözcüğü ile eş kökenlidir. Sanskritçe sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ni- "aşağı" ve Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *sed-1 "oturmak" sözcüklerinin bileşiğidir.

nite

Eski Türkçe neteg "ne kadar, ne gibi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe ne ve Eski Türkçe teg "kadar, gibi" sözcüklerinin bileşiğidir.

nitelik

Eski Türkçe neteglik "nasıllık" sözcüğünden evrilmiştir.

nitr(o)+

Fransızca ve İngilizce nitro+ "[bileşik adlarda] azot" parçacığından alıntıdır. Fransızca parçacık Eski Yunanca nítron νίτρον z "sodyum karbonat (soda) veya potasyum nitrat (güherçile)" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen nitrā נתרא z sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Eski Mısır dilinde aynı anlama gelen ntrj sözcüğünden alıntıdır.