müsavat

müsadere

Arapça ṣdr kökünden gelen muṣādara(t) مصادرة z "1. (göğüs göğüse) çatışma, 2. yaptırım uygulama, zorla yaptırma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣadara صَدَرَ z "öne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsait

Arapça sˁd kökünden gelen musāˁid مساعد z "yardımcı, yadım eden, yaver" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sāˁada ساعد z "yardım etti, kolay kıldı" fiilinin mufāˁil vezninde (III) etken fiil sıfatııdır.

müsaleme

Arapça slm kökünden gelen musālama(t) مسالمة z "(karşılıklı) barışma, barışıklık, selamlaşma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça salima سَلِمَ z "barışık idi" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsamaha

Arapça smḥ kökünden gelen musāmaḥa(t) مسامحة z "cömertlik etme, hoşgörme, affedicilik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça samaḥa سمح z "cömertçe verdi" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsamere

Arapça smr kökünden gelen musāmara(t) مسامرة z "akşam sohbeti, akşam vakti toplanıp konuşma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça samar سمر z "akşam karanlığı" sözcüğünün mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır. Bu sözcük Arapça sumra(t) سمرة z "siyaha yakın koyu kahverengi" sözcüğü ile eş kökenlidir.

müsavat
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
müsāvāt مساواة: Aequatio, seu müsāvat مساوة: Aequare, aequalem esse alteri.

Köken

Arapça swy kökünden gelen musāwa(t) مساوة z "eşit olma, denklik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sawiya سَوِىَ z "denk idi" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

Daha fazla bilgi için seviye maddesine bakınız.

Bu maddeye gönderenler

müsavi


09.07.2015
müsavi

Arapça swy kökünden gelen musāwi مساوٍ z "karşılıklı eşleşen, eşit, denk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sawiya سَوِىَ z "denk idi" fiilinin mufāˁil vezninde (III) etken fiil sıfatııdır.

müsebbip

Arapça sbb kökünden gelen musabbib مسبّب z "yol açan, sebep olan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sabab سبب z "yol, sebep" sözcüğünün mufaˁˁil vezninde (II) etken fiil sıfatııdır.

müseccel

Arapça scl kökünden gelen musaccal مسجّل z "tescil edilmiş, sicile kaydedilmiş" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sicill سجلّ z "sicil" sözcüğünün mufaˁˁal vezninde (II) edilgen fiil sıfatııdır.

müseddes

Arapça sds kökünden gelen musaddas مسدّس z "altılı, altıgen" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sids سدس z "altı (arkaik)" sözcüğünün mufaˁˁal vezninde (II) edilgen fiil sıfatııdır.

müsekkin

Arapça skn kökünden gelen musakkin مسكّن z "teskin eden, sakinleştirici" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sakana سَكَنَ z "durdu, dindi, sakin oldu" fiilinin mufaˁˁil vezninde (II) etken fiil sıfatııdır.