Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

müsadere

mürver

Farsça murwarī veya marwarīd مروارى z "inci" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen margarítēs μαργαρίτης z sözcüğünden alıntıdır.

müsaade

Arapça sˁd kökünden gelen musāˁada(t) مساعدة z "yardımlaşma; yardım, yarlık, el verme, kolay kılma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça saˁada سَعَدَ z "yaver gitti, yardım gördü" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsabaka

Arapça sbḳ kökünden gelen musābaḳa(t) مسابقة z "öne geçme, yarışma, yarış" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sabaḳa سبق z "öne geçti" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsabık

Arapça sbḳ kökünden gelen yazılı örneği bulunmayan *musābiḳ مسابق z "öne geçen" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sabaḳa سبق z "öne geçti" fiilinin mufāˁil vezninde (III) etken fiil sıfatııdır.

müsademe

Arapça ṣdm kökünden gelen muṣādama(t) مصادمة z "çarpışma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣadama صدم z "çarptı" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsadere
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ anon., Kitâb Fi'l-Fıkh Bi'l-Lisâni't-Türkî, 1421 yılından önce]
[ Meninski, Thesaurus, 1680]
muṣāderet: Concussio [çatışma], violenter tractare, vim faciendo, eripiendo [şiddet ve zulm etmek, yaptırım uygulamak] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
muṣādere: Cerime yoluyle mal zaptı.

Köken

Arapça ṣdr kökünden gelen muṣādara(t) مصادرة z "1. (göğüs göğüse) çatışma, 2. yaptırım uygulama, zorla yaptırma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣadara صَدَرَ z "öne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

Daha fazla bilgi için sadr maddesine bakınız.


01.09.2017
müsait

Arapça sˁd kökünden gelen musāˁid مساعد z "yardımcı, yadım eden, yaver" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sāˁada ساعد z "yardım etti, kolay kıldı" fiilinin mufāˁil vezninde (III) etken fiil sıfatııdır.

müsaleme

Arapça slm kökünden gelen musālama(t) مسالمة z "(karşılıklı) barışma, barışıklık, selamlaşma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça salima سَلِمَ z "barışık idi" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsamaha

Arapça smḥ kökünden gelen musāmaḥa(t) مسامحة z "cömertlik etme, hoşgörme, affedicilik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça samaḥa سمح z "cömertçe verdi" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsamere

Arapça smr kökünden gelen musāmara(t) مسامرة z "akşam sohbeti, akşam vakti toplanıp konuşma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça samar سمر z "akşam karanlığı" sözcüğünün mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır. Bu sözcük Arapça sumra(t) سمرة z "siyaha yakın koyu kahverengi" sözcüğü ile eş kökenlidir.

müsavat

Arapça swy kökünden gelen musāwa(t) مساوة z "eşit olma, denklik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sawiya سَوِىَ z "denk idi" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.