Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

levazım

leş

Fa lāş/lāşa لاش zceset

leşker

Fa/OFa laşkar لشكر zordu, asker

letafet

Ar laṭāfa(t) لطافة z [#lṭf faˁāla(t) msd.] güzel olma, zarafet Ar laṭafa لطف zcömertlik etti, lütfetti

letarji

Fr léthargie uyuşukluk EYun lēthargía ληθαργία zher şeyi unutarak yatma § EYun lḗthē λήθη zunutuş EYun argeía αργεία ztembellik, çalışmama EYun argós αργός ztembel, çalışmaz +ia EYun a(n)+ érgon έργον ziş, çalışma

levanten

Fr levantin Doğulu, Doğu ülkelerine ait Fr levant doğu, özellikle Doğu Akdeniz ülkeleri +in° Fr lever kalkmak, kaldırmak, (güneş) doğmak +ent° Lat levāre a.a. Lat levis hafif << HAvr *legʷh- a.a.

levazım

[ Seyf-i Sarayî, Gülistan tercümesi, 1391]
[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
mühimmāt ve levāzımāt

Ar lawāzim لوازم z [#lzm fawāˁil çoğ.] gereken şeyler Ar lāzim لازم z [t.] gerek

 lazım

Not: Çifte çoğul olan levāzımāt biçimi en azından 17. yy'dan beri Türkçe konuşma dilinde yaygındır.

Benzer sözcükler: levazımat


02.09.2017
level

İng level düzey, düzlem << EFr livel/liveau su terazisi, yatay düzlem [mod. niveau] OLat libellum [küç.] terazicik Lat lībra terazi

levent

Fa lavand لوند zişsiz güçsüz, boş gezen, başıbozuk

levha

Ar lawḥ/lawḥa(t) لَوْح/لَوْحَة z [#lwḥ faˁla(t) msd.] yazı tahtası, tablet, levha İbr/Aram lawḥa לַוּחַ, לוּחָא za.a., özellikle Musa'nın on emrinin yazıldığı levha (Kaynak: Jeffery sf. 253-254)

levin levin

Ar lāwin لاوٍ z [#lwy zrf.] dönerek, döne döne Ar lawiya لَوِىَ zdöndü

levitasyon

İng levitation havalanma, hafifleyerek yerden yükselme Lat levitare [den.] havalanmak +()tion Lat levare kalkmak, kaldırmak +()t°