lale

laktoz

Fr lactose süt şekeri (İlk kullanım: Berthelot, Fr. kimyacı (1823-1907).) Lat lac, lact- süt +ose

lâl1

Ar laˁl لعل z [#lˁl] kırmızı renkli bir süs taşı, yakut Fa lāl لال zkırmızı

lâl2

Fa lāl لال zdilsiz, dili tutulmuş

lala

Fa lālā لالا zerkek köle, çocuk bakıcısı çoc

lalanga

Fa lālang لالنگ z'ziyafetten sonra peştamala sarılıp götürülen yemektir' (Burhan-ı Katı)

lale

"gelincik" [ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
ağzı beste sözi şekker yüzi gül / lāle sünbül nergis ola aŋa kul [ Lugat-i Halimi, 1477]
şekir [Fa.]: Lâle dedükleri, şakayık ma‘nâsına, bu yerlerde gelincik çiçeğidür. lalezar "lale/gelincik tarlası" [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ˁarsa-i peykār nümūdār-i lālezār olup [savaş alanı gelincik tarlasına benzeyip] "soğangillerden malum bitki, tulipa" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
lāle: Tulipa.

Fa lāla لاله zkırmızı çiçek, gelincik veya anemon (Manisa lalesi) << OFa alālag kırmızı şey, anemon ≈ Fa lāl kırmızı

 lâl1

Not: Aslen "gelincik veya Manisa lalesi" anlamındayken bugünkü anlamı Türkçede 17. yy'dan itibaren egemen olmuştur. Bugün lale adı verilen bitki 17. yy'dan önce görülmez.

Benzer sözcükler: lalezar


17.09.2017
lalettayin

Ar lā ˁalā't-taˁyīn لا على التعيين ztayin edilmemiş, muayyen olmayan, belirsiz

lam

Ar lām لام zArap alfabesinde L harfi Aram lamed למד zbaston, değnek, Arami/İbrani alfabesinde L harfi ≈ Fen lmd a.a.

lama1

Fr lame yassı tabaka, levha << Lat lamina/lama tabaka halinde metal, bıçak veya kılıç ağzı

lama2

İsp llama Güney Amerika'ya özgü bir memeli hayvan Quechua

lama3

Fr/İng lama Tibet rahibi Tib (b)lama şef, başrahip