koğuş

kofana

Yun gomphéna/gouphéna γουφαίνα z [fem.] dişi lüfer EYun gómphos γόμφος z1. kalın çivi, mıh, 2. kefal veya lüfer balığı

kofre

Fr coffret [küç.] 1. «küçük sandık», kasa, 2. elektrik veya telefon bağlantı kutusu Fr coffre sandık << Lat cophinus küfe, sandık EYun kóphinos κόϕινος za.a.

kofti

~? Yun kófte κόφτε zkes! Yun kóvo κόβω z ≈ EYun koptō κοπτω zkesmek, yarmak

koful

TTü kof +Il

kognitif

İng cognitive bilmeye veya tanımaya ilişkin Lat cognitivus a.a. Lat cognoscere bilmek, tanımak +()tiv° Lat con+ gnoscere bilmek

koğuş

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
koġuş [[su oluğu, değirmen taşının oyuğu]] OTü: [ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
kowuş [[kanal, oluk]] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
koğuş: Araları boş kovuk şey manasına, döşeme kirişleri. Yer katında döşemesi koğuş olan oda. Kışla koğuşu: yatak odası. TTü: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
koğuş: 1. Kirişleri yere döşenmiş, zeminle beraber oda. 2. Umumi bir dairenin büyük sofalarından her biri.

<< ETü koġuş oyuk, oluk ETü *koġ- oymak +Iş

 kof

Not: Moğ kogusun "boşluk, vakum" Türkçeden alıntı olmalıdır.

Benzer sözcükler: koğuşçu

Bu maddeye gönderenler: kağşa-, kayış


02.01.2016
kohezyon

Fr cohésion İng cohesion tutarlılık, kıvam Lat *cohaesio Lat cohaerere bir-arada tutunmak +()tion Lat con+ haerere, haes- tutunmak, ilinmek

koitus

Lat coitus [pp.] cinsel birleşme Lat coire birlikte gitmek +()t° Lat con+ ire, it- gitmek

kok

İng coke gazı alınmış taş kömürü

kok|mak

<< ETü kōk- kokmak

kokain

Fr cocaïne koka bitkisinden elde edilen uyarıcı madde Alm Kokain a.a. (İlk kullanım: 1856 Albert Niemann, Alm. kimyacı.) İsp coca Güney Amerika'ya özgü bir bitki +in° Quechua coca a.a.