kefere

kefal

Yun/EYun képhalos bir tür balık, mugil cephalus Yun/EYun kephalḗ κεφαλή zkafa, baş

kefalet

Ar kafāla(t) كفالة z [#kfl faˁāla(t) msd.] kefil olma, garanti, güvence Ar kafala كفل zkefil oldu, garanti etti, güvence verdi

kefaret

Ar kafāra(t) كفارة z [#kfr faˁāla(t) msd.] suçunu örtme, suç veya günaha karşılık bedel ödeme (Ar kafara كفر zörttü, kararttı ) Aram kəphārā כפרא z [#kpr] örtme, suçu veya bir yükümlülüğü ortadan kaldırmak için ödenen bedel ≈ Akad kapāru silme

kefe

Ar kaffa(t) كفّة z [#kff faˁla(t) mr.] 1. avuç, el ayası, 2. kepçe, çanak, terazi gözü ≈ Aram kaph, kappā כפ z [#kp] a.a.

kefen

Ar kafan كفن z [#kfn] cenazeyi örten dikişsiz bez Süry kəfūn/kəftā ܟܦܘܢ zhasır küfe ≈ EYun kóphinos κόφινος zhasır küfe, cenaze sepeti

kefere

[ Danişmend-Name, 1360]
Çok kāfir kırdılar. Baˁzı kefere daχı kendüyi kalˁadan atup helāk oldılar.

Ar kafara(t) كفرة z [#kfr faˁala(t) çoğ.] kâfirler topluluğu, kâfirler alemi Ar kāfir كافر z [t.]

 kâfir


09.09.2017
kefil

Ar kafīl كفيل z [#kfl faˁīl sf.] bir borcu üstlenen Ar kafala كفل zkefil oldu

kefir

Rus kefir кефир za.a. İng kefir mayalanmış sütten yapılan bir içecek ?

kefiye

<< Ar katfīya(t) كتفيّة z [nsb.] omuzları örten baş örtüsü, şal Ar kitf/katif كتف z [#ktf] kürek kemiği, omuz

kehanet

Ar kahāna(t) كهانة z [#khn faˁāla(t) msd.] gaipten haber verme Ar kāhin كاهن z

kehf

Ar kahf كهف z [#khf] mağara ~? Lat cavus a.a.