kaygı

kayaç

TTü kaya +(g)Aç

kayak1

TTü kay- +(g)Ak

kayak2

İng kayak Eskimo kayığı İnuit kayak «erkek aracı», erkeklere özgü kayık İnuit ka erkek

kaydırak

TTü kaydır- +(g)Ak

kaygana

Fa χāygīna خايگىنه zunlu yumurta veya omlet § Fa χāya خايه zyumurta Fa gīn گين zdolu, -li

kaygı

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kaḏġu: al-hamm wa'l-ḥuzn [ihtimam ve üzüntü] ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
kamuġ kaḏġusı erdi ummat üçün [tüm kaygısı ümmet için idi] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kaygu قايغو, kaygı قايغى

<< ETü kadġu tasa, üzüntü ETü kad- dönmek, ilgilenmek +gU

 kay-

Not: Karş. ETü kaḏın- "pişman olmak, nedamet getirmek", kaḏıt- "dönmek".

Benzer sözcükler: kaygılanmak, kaygılı, kaygısız, kaygu


08.04.2015
kayık

<< ETü kayġuk küçük sandal ETü kay- dönmek? +(g)Uk

kayın1

<< ETü kadın zevcenin babası veya ailesi <? ETü kat- eklemek, karmak +In

kayın2

<< ETü kadıŋ kayın ağacı, fagus

kayınço

<< TTü kayın eçü § TTü kayın evlilik yoluyla akraba TTü eçü ağabey

kayıntı

<? TTü kay- +(In)tI