kayınço

kaygana

Fa χāygīna خايگىنه zunlu yumurta veya omlet § Fa χāya خايه zyumurta Fa gīn گين zdolu, -li

kaygı

<< ETü kadġu tasa, üzüntü ETü kad- dönmek, ilgilenmek +gU

kayık

<< ETü kayġuk küçük sandal ETü kay- dönmek? +(g)Uk

kayın1

<< ETü kadın zevcenin babası veya ailesi <? ETü kat- eklemek, karmak +In

kayın2

<< ETü kadıŋ kayın ağacı, fagus

kayınço

"kayınbirader" [ Cumhuriyet - gazete, 1935]
Eniştefendi, kayinço üzerime mi çulla yok mu ya?

<< TTü kayın eçü § TTü kayın evlilik yoluyla akraba TTü eçü ağabey

 kayın1, ece


15.06.2015
kayıntı

<? TTü kay- +(In)tI

kayıp

Ar ġayb غَيْب z [#ġyb faˁl msd.] kaybolma, yitme Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

kayır|mak

<< ETü kadġur- kaygılanmak, ilgilenmek ETü *kad- dönmek, yönelmek +(g)Ur-

kayısı

Ar ḳaysī قَيْسِى z [#ḳys] zerdalinin iyi ve iri cinsi Ar ḳays قيس zkıyaslama, ölçme

kayış

<< ETü koġuş tabaklanmış? deri ≈? ETü koġuş içi boş şey, oyuk