kayış

kayınço

<< TTü kayın eçü § TTü kayın evlilik yoluyla akraba TTü eçü ağabey

kayıntı

<? TTü kay- +(In)tI

kayıp

Ar ġayb غَيْب z [#ġyb faˁl msd.] kaybolma, yitme Ar ġāba غَابَ zyok idi, kayıp idi, kayboldu

kayır|mak

<< ETü kadġur- kaygılanmak, ilgilenmek ETü *kad- dönmek, yönelmek +(g)Ur-

kayısı

Ar ḳaysī قَيْسِى z [#ḳys] zerdalinin iyi ve iri cinsi Ar ḳays قيس zkıyaslama, ölçme

kayış

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
koġuş [[sepilenmiş ya da sepilenmemiş deri]] (...) [[Deri sepilendikten sonra ona koġuş denir.]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
ḳayış: as-sayr [şerit şeklinde kesilmiş deri]

<< ETü koġuş tabaklanmış? deri ≈? ETü koġuş içi boş şey, oyuk

 koğuş

Not: ETü sözcüğün iki anlamı arasındaki ilişki açık değildir.

Benzer sözcükler: kayış atmak


06.05.2015
kayıt

Ar ḳayd قَيْد z [#ḳyd faˁl msd.] 1. bağlama, (mec.) yazıya bağlama, 2. bağ, koşul, yazıya bağlanmış belge Ar ḳāda قَادَ zbağladı

kaykay
kaykıl|mak

TTü kayık- dönmek, sapmak +Il- ETü kay- dönmek +ik°

kaymak

(≈ ETü kañak/kayak kaynayan sütün üstünde oluşan tabaka ) ETü kaña- kaynamak +(A)mAk

kaymakam

Ar ḳāˀim maḳām قائم مقام zyerinde duran, makam sahibi