kalem

kale

Ar ḳalˁa(t) قلعة z [#ḳlˁ faˁla(t) mr.] hisar, kale, müstahkem yer (≈ OFa *kalak a.a. ) Akad kalakku a.a.

kale al|mak

Ar ḳāl قال z [#ḳwl] söz Ar ḳāla söyledi, dedi

kalebent

§ Ar ḳalˁa(t) قلعة zkale Fa band بند zbağ, bağlı, (mec.) mahpus

kaleidoskop

Fr kaléidoscope İng kaleidoscope mercek, ayna ve renkli kırpıntılar yardımıyla güzel şekiller oluşturan bir düzenek (İlk kullanım: 1817 Brewster, İng. mucit.) § EYun kalós καλός zgüzel EYun eîdos εῖδος zşekil, görüntü EYun skópos σκόπος zgösteren

kalekol
kalem

[ Kutadgu Bilig, 1069]
törütmezde aşnu Bayat bu ˁālam / töritti yorıtti bu lawh u ḳalam [Allah bu alemi yaratmadan önce levh u kalemi yaratıp yürüttü] [ Codex Cumanicus, 1303]
calamus - Fa & Tr: kalam YO: "... büro" [ George Rhasis, Vocabulaire François-Turc, 1828]
Bureau de chancellerie, قلم kalèm

Ar ḳalam قلم z [#ḳlm faˁal ] kamış, kamış kalem Aram ḳalamos קֶלֶמוס za.a. EYun kálamos κάλαμος za.a.

Not: Kuran'da birçok yerde "yazı aracı" anlamında kullanılan sözcük, Al-İmran 44'te "kamış çubuk" (Yun rhábdoi) anlamındadır. Jeffery sf. 242. • Lat calamus "kamış, kalem" Yunancadan alıntıdır. Eth ḳalamā "kalem" 5. yy dolayında Süryanice üzerinden alınmıştır. Sans kalama (a.a.) MÖ 1. ila MS 6. yy arasına tarihlenir ve muhtemelen bir Ortadoğu dilinden alınmıştır. • Osmanlıca kullanımda "büro" anlamına 19. yy başlarından itibaren rastlanır, ancak 1900'den önce sözlüklerde görülmez.

Benzer sözcükler: çalakalem, ceffelkalem, kalem aşısı, kalem efendisi, kalemiye, kalemlik, kurşun kalem, mahkeme kalemi


24.08.2018
kalemkâr
kalemşor

§ Ar ḳalam Fa şōr شور ziyi kullanan

kalemtıraş

§ Ar ḳalam قلم zkalem Fa tarāş تراش zyontan

kalender

öz Kalenderīye 11. yüzyılda Doğu İran'da ortaya çıkan tarikat

kalfa

Ar χalīfa(t) خليفة z [#χlf faˁīlā(t) sf. fem.] birinin yerine geçen, vekil, halife