kabara

kabak

<< ETü kabak tuluma benzer sebze ETü kāp tulum +Ak

kabala1

Ar ḳibāla(t) قِبَالة z [#ḳbl fiˁāla(t) ] önden veya önceden almak Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

kabala2

Fr/İng cabbala Tevrat'ın gizli anlamına ilişkin Musevi gelenekleri, batınilik İbr ḳabbālāh קַבָּלָה z [#ḳbl] alınmış olan şeyler, gelenek İbr ḳibbēl קבל zalma, kabul etme

kaban

Fr caban gemici paltosu İt (Sic) cabano/gabbano a.a. Ar ḳabāˀ قباء z [#ḳbA] önü açık ve çoğu zaman külahlı yün cübbe ≈ Aram ḳbāyā קביא za.a.

kabar|mak

<< ETü kabar- kabarmak, şişmek <? ETü kāp torba, tulum +(g)Ar-

kabara

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kabara: Muhaddeb başlı pullı mıh

<? TTü kabar-

 kabar-

Not: Kabar- fiiliyle anlam ve yapı ilişkisi açık değildir.


24.11.2014
kabarcık

ETü kabar- +çUk

kabare

Fr cabaret küçük tiyatro, müzikli lokanta Hol cabret odacık

kâbe

Ar kaˁba(t) كَعْبَة z [#kˁb faˁla(t) mr.] Mekke'de bulunan küp şeklinde tapınak ≈ Ar kaˁb كِعْب ztopuk veya aşık kemiği, oyun zarı Ar kaˁaba كَعَبَ zşişti, top oldu

kabız

Ar ḳābḍ قبض ztutma, sıkma

kabil1

Ar ḳābil قابل z [#ḳbl fāˁil fa.] alıcı, kabul eden, uygun Ar ḳabila قَبِلَ zaldı