Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

kaşar

kasvet

Ar ḳaswa(t)/ḳasāwa(t) قسوة/قساوة z [#ḳsw faˁla(t) msd.] kalp katılığı, acımasızlık, gaddarlık Ar ḳasā قسا zsert idi, acımasız davrandı (≈ Aram #ḳşy קשי zsert olma, katı olma, katılaşma )

kaş

<< ETü kāş 1. kaş, 2. kenar << ETü kavış bitişme, kavuşum ≈ ETü kavuş- kavuşmak

kaşağı

ETü kaşı- +AgU

kaşalot

Fr cachalot kocabaş balina, physeter macrocephalus İsp/Port cacholote a.a. Port cachola kocabaş

kâşane

Fa kāşāna كاشانه zkış evi, alttan ısıtılmış ev, loca, şahnişin

kaşar

[ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ḳaşer قاشر: Başlıca Edirne cihetinde yapılan bir nevˁi peynir. kaşerli "bir işte eski, tecrübeli" [ Nazım Hikmet, 1929]
kaşarlanmak "tecrübeli olmak, işi bilmek (argo)" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
kaşerlenmek: 1) Être experimenté, 2) Être de son metier

~? İbr kaşer כָּשֵׁר zYahudi dini kurallarına uygun (yiyecek)

 koşer

Not: Edirne yöresine has Yahudi peyniridir. Yapımında işkembe parçası kullanılmadığı için Yahudi dini törelerine uygun kabul edildiği rivayet edilir. Bulgar peyniri kabul edilen kaşkaval ile eş anlamlıdır; ancak iki sözcük arasındaki ses benzeşmesinin tatmin edici bir açıklaması yoktur. • "Bir işte eski ve tecrübeli" anlamı peynirin bekleyerek olgunlaşmasından kinayedir.

Benzer sözcükler: eski kaşar, kaşarlanmak


09.09.2017
kaşe

Fr cachet metal baskı, mühür, damga Fr cacher bastırmak [esk.] +et° << Lat coactare sıkmak, kısmak, basmak Lat con+ agere, act- yapmak

kaşı|mak

<< ETü kaşı- kazımak, kaşımak

kaşık

<< ETü kaşuk (tahtadan yontulmuş) kaşık <? ETü kaşı- yontmak, kazımak +Uk

kaşıkçıl

<< TTü kaşıkçin kaşık gagalı su kuşu ETü *çin kuş

kâşif

Ar kāşif كاشف z [#kşf fāˁil fa.] keşfeden, bulan Ar kaşafa كَشَفَ zbuldu