kağşa|mak

kâfuru

Ar/Fa kāfūr كافور zlaurus camphora bitkisinden elde edilen Güney Asya kökenli reçine ≈ OFa kāpūr a.a. Prakrit kappūra a.a. Sans karpūra कर्पूर za.a.

kâgir

Fa kārgīr كارگير zkireç harçlı taş (yapı) Erm k'argir քարկիր za.a. (Kaynak: Acar sf. 4.560)§ Erm k'ar քար ztaş Erm gir կիր zkireç

kağan

<< ETü χaḳan/χaġan/χān Türk hükümdarlarının unvanı

kâğıt

≈ Fa kāġad/kāġaḏ kâğıt Sogd kāġədā/ḳāġədā a.a.

kağnı

<< ETü kaŋlı iki tekerlekli yük arabası

kağşa|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
katıġ neŋ koġşādı [katı nesne çürüdü/yumuşadı], koġşak neŋ [[zayıf ve gevşek şey]] TTü: [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ol gelicek cümle dīnler koğşadı [o (Muhammed) gelince tüm dinler batıl oldu]

<< ETü koġşa- içi boşalmak, koflaşmak ETü koġuş içi boş, kof +(g)A-

 koğuş


27.04.2015
kâh

Fa gāh/gah گاه z1. yer, makam, durak, 2. kez, defa

kah kah

onom yüksek gülme sesi

kahhar

Ar ḳahhār قَهَّار z [#ḳhr faˁˁāl mesl.] çok kahredici Ar ḳahara قَهَرَ zyendi, ezdi, kahretti

kahır

Ar ḳahr قَهْر z [#ḳhr faˁl msd.] tahakküm, güç, zor, zorbalık Ar ḳahara قَهَرَ zyendi, hükmetti, zorla egemen oldu

kâhin

Ar kāhin كاهن z [#khn fāˁil fa.] gaipten haber veren Aram kāhin, kāhanā כהנא z [#khn] rahip ≈ İbr kōhen כוהן z1. görevli, atanmış, 2. tapınak görevlisi, rahip (Kaynak: Jeffery sf. 247)İbr kūn כונ z [#kwn] durmak, konmak, varolmak ≈ Akad kānu a.a.