kürek

küratör

Fr curateur İng curator yeddiemin, korunması için bir malın teslim edildiği kimse Lat curator bir işe gözkulak olan kimse Lat curare bakmak, gözkulak olmak, tedavi etmek +()tor

kürdan

Fr cure-dent «diş temizler», diş temizleme çıtası § Fr curer ihtimam göstermek, temizlemek (<< Lat curare bakmak, gözkulak olmak ) Fr dent diş (<< Lat dens, dent- a.a. )

küre|mek

<< ETü küri- toprak eşelemek

küre1

Ar kurra(t) كرّة z [#krw fuˁla(t) mr.] top

küre2

Ar kūra(t) كورة z [#kwr fuˁla(t) mr.] körük, demir eritme düzeneği, demir fırını

kürek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kürgek [[1. sandal küreği, 2. toprağı kazmaya veya kar küremeye yarayan alet]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
kürege salmak, göndermek: Ad triremes amandare [gemilerde kürek çekmeğe mahkûm etmek] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kürek cezası (...) kürek kemiği

<< ETü kürgek küreme aleti ETü küri- eşmek, kazımak +(g)Ak

 küre-

Benzer sözcükler: kürek cezası, kürek kemiği, kürekçi


05.01.2016
küriyum

YLat curium radyoaktif bir element (İlk kullanım: 1944 Glenn T. Seaborg, Ralph A. James, Albert Ghiorso, Amer. fizikçiler.) öz Marie Curie Polonya asıllı Fransız kimyacı (1867-1934) +ium

kürk

<< ETü kürk hayvan postu

kürsü

Ar kursī كرسى zsandalye, taht Aram kūrsayā כרסא/כרסיא za.a. Akad kussū a.a. ~? Sumer guzza a.a. (Kaynak: Jeffery sf. 249)

kürtaj

Fr curetage bıçakla kazıma şeklinde cerrahi müdahale Fr curette cerrahide yara temizleme bıçağı +age Fr curer tedavi etmek +et°

kürtün

?