künh

kümülüs

Lat cumulus küme, yığın << HAvr *ku-mo küme, kabarmış şey +ul° HAvr *keuə- şişmek, kabarmak

künde

Fa kunda كنده ziri ve kalın ağaç, tomruk, bukağı << OFa kundak tomruk OFa kund/gund yuvarlak nesne, top +a

kündekâri

Fa kande kārī كنده كارى zağaç üstüne oyma işi § Fa kanda كنده zkazılmış, oyulmuş (Fa kandan كندن zkazmak, oymak +a ) Fa kārī كارى zişçilik

künefe

Ar kunāfa(t) كنافة z [#knf fuˁāla(t) mr.] tel kadayıfı Ar kanafa كنف zkanadı altına aldı, kucakladı

küner

Yun koukounára κουκουνάρα zkozalak veya çam fıstığı ≈ OYun kounárion κουνάριον za.a.

künh

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
bu bir muˁammādur ki kimesne künhine irmez

Ar kunh كُنْه z [#knh fuˁl ] bir şeyin özü veya son derecesi, cevher, esas

Benzer sözcükler: künhüne varmak


18.08.2017
künk

İt cunicolo istihkâm tüneli, lağım << Lat cuniculus 1. tavşan, 2. tavşan tüneli, askeriyede istihkâm tüneli

künye

Ar kunya(t) كنية z [#knw fuˁla(t) mr.] lakap, san, soyadı

küp1

<< ETü kǖp su veya şarap küpü ≈ Fa kūb/χumb كوپ za.a. ≈ Aram gūb, gob גּוֹב, גּוּב zözellikle yere gömülen küp, sarnıç ≈ Akad gubbu a.a.

küp2

Fr cube kare prizması Lat cubus oyun zarı, oyun zarına benzeyen geometrik şekil EYun kýbos κύβος za.a. Sam

küpe

<< ETü küpe kulağa takılan süs