küfeki

küçük

<< TTü kiçicük [küç.] ETü kiçi küçük, yavru +çUk çoc

küçümen

TTü küçük +mAn

küçümse|mek

TTü küçük +sA- << TTü küçükse-

küf

<< OTü-KT küf çürüme ≈ ETü küvij a.a.

küfe

Ar kuffa(t) كفّة zhasırdan veya ince tahtadan yapılmış sepet ≈ Süry kəpāpā/kəpāptā ܟܦܦܬܐ za.a. ≈ Akad ḳuppu/ḳuppatu (sebze, meyve, et vb. için) hasır veya tahtadan yapılmış sandık

küfeki

[ Ahterî-i Kebir, 1545]
al-kizān [Ar.]: yumuşak taş ki kūfekī dirler [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
neşefe Arabīdir, Fārisīde seng-i pāşine, Türkīde kūfeke taşı dimektir

Yun kufáki κουφάκι z [küç.] ponza taşı veya talk ≈ EYun koûpholithos κοῦφολιθος zbir tür hafif ve süngersi taş, talk? EYun koûphos κοῦφος zkof, hafif


28.05.2015
küffar

Ar kuffār كفّار z [#kfr fuˁˁāl çoğ.] kâfirler Ar kāfir كافر z [t.]

küfran

Ar kufrān كفران z [#kfr fuˁlān msd.] dini reddetme, nimeti inkâr etme ≈ Aram kaphrān כַּפְרָן z [#kpr] inkârcı, dinsiz

küfür

Ar kufr كفر z [#kfr fuˁl msd.] dini inkâr ve reddetme <? Ar kafara كفر zörttü, (dini) inkâr etti ≈ Aram kəphar inkâr etmek, silmek

küfürbaz

§ Ar kufr sövgü Fa bāz oynatan

küheylan

Ar kuḥaylān كحيلان z [#kḥl] soylu Arap atı Ar kuḥayl كحيل z [fuˁayl küç.] siyaha boyanmış, sürmeli Ar kuḥl كحل zantimon, siyah boya, sürme