köşebent

kösemen

TTü kösen/kösem sürünün önünden yürüyen koç +mAn ?

kösnü

TTü kösnü- (dişi) azmak, kızışmak <? TTü kösen erkek koyun veya keçi, kösem

köstebek

<< OTü közsiz tebek/temek «kör fare», köstebek

köstek

Fa *kūstak vurulan şey, vurgu Fa kūstan كوستن zvurmak, dövmek Fa koftan, kūs كوفتن za.a.

köşe

Fa gōşa گوشه zbucak, zaviye << OFa gōşak a.a. ≈ Ave gaoşa- a.a. HAvr *geu- bükmek, kırmak

köşebent

[ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
köşebend: Zaviye [açı] teşkil eden kereste vesaireyi rabt etmeğe mahsus zaviye suretinde demir lama ki civada ile rabt edilir. "demirden köşe bağlantısı" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
serāpā mazġal delükleriyle ārāste ve kūşe-bendler ile pīraste

Fa gōşe-band گوشه بند zköşe bağı

 köşe, bent


25.09.2014
köşegen
köşk

Fa kūşk/kōşk كوشك zkule, saray, kasr << OFa kōşk a.a.

köşker

Fa kawş-gār كوشگار zkunduracı, ayakkabı yapan § Fa kawş كوش zayakkabı, yemeni Fa kār كار zyapan

kötek

≈ Fa kōtang كوتنگ zçırpıcı tokmağı, ağır sopa

kötü

<< ETü köti fena, yaramaz