izle|mek

izdiham

Ar izdiḥām إزدحام z [#zḥm iftiˁāl VIII msd.] sıkma, sıkışma, kalabalık etme, zahmet Ar zaḥama زحم zsıktı, sıkıştırdı, kalabalık etti

izdivaç

Ar izdiwāc إزدواج z [#zwc iftiˁāl VIII msd.] eşleşme, evlenme Ar zawc زَوْج z

izdüşüm
izhar

Ar iẓhār إظهار z [#ẓhr ifˁāl IV msd.] görünür kılma, ortaya çıkarma Ar ẓahara ظَهَرَ zbelirdi, göründü

izin

Ar iḏn إذن z [#Aḏn fiˁl msd.] kulak verme, bir dileği kabul etme Ar aḏina أذن zdinledi, kulak verdi Ar uḏn اوذن zkulak (≈ Aram ˀednā אדנא za.a. ≈ Akad uznu a.a. )

izle|mek

TTü: "izinden gitmek" [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
birisi bir māh-rūyı gözledi / yolunı kodı vü anı izledi YTü: izleyici "takipçi, seyirci" [ Milliyet - gazete, 1965]
defileye çağırılan altıyüzü aşkın moda izleyicisi YTü: ön izleme "[İng preview karşılığı]" [ Milliyet - gazete, 2004]
okuma, önizleme bölgesi

ETü iz +lA-

 iz

Benzer sözcükler: izlenmek, izlence, izletmek, izleyici, ön izleme

Bu maddeye gönderenler: izlek, izlenim


25.08.2017
izlek

TTü izle- +Uk

izlenim

TTü izlen- +Im

izmarit1

İt smarrito 1. kayıp, ziyan, 2. şaşkın İt smarrire 1. kaybetmek, 2. şaşırmak Ger *marrjan şaşırmak, kuşkuya düşmek << HAvr *mors-eyo- HAvr *mers- şaşmak, kuşkuya düşmek

izmarit2

Yun smarída/smaragdinós σμαρίδα/σμαραγδινός zzümrüt balığı, spicara smaris << EYun smáragdos σμάραγδος zzümrüt

izmihlal

Ar iḍmiḥlāl إضمحلال z [#ḍḥl ifmiˁlāl q. msd.] kaybolup gitme, kuruma, dağılma Ar iḍmaḥalla إضمحلّ zkaybolup gitti, kurudu Ar ḍaḥala ضَحَلَ z(su) kurudu