intizar

intikal

Ar intiḳāl إنتقال z [#nḳl iftiˁāl VIII msd.] taşınma, bir yerden başka yere gitme Ar naḳala نَقَلَ ztaşıdı

intikam

Ar intiḳām إنتقام z [#nḳm iftiˁāl VIII msd.] öç alma, öç Ar naḳama نقم zöç aldı, hınç duydu

intisap

Ar intisāb إنتساب z [#nsb iftiˁāl VIII msd.] ilişme, katılma Ar nasaba نسب zilgili idi

intişar

Ar intişār إنتشار z [#nşr iftiˁāl VIII msd.] yayılma, dağılma Ar naşara نشر zyaydı, dağıttı

intizam

Ar intiẓām إنتظام z [#nẓm iftiˁāl VIII msd.] düzenlenme, düzenlilik Ar naẓama نَظَمَ zdizdi

intizar

"bekleme" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
Allah adı yazıla dip intiẓār (kılar) "... beddua" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
intizar: 1. Bekleme, gözleme. 2. (hlk.) İlenme, beddua.

Ar intiẓār إنتظار z [#nẓr iftiˁāl VIII msd.] bekleme, yolunu gözleme Ar naẓara نظر zbaktı

 nazar

Not: “Kem göze maruz kılma, nazar değdirme” anlamı Türkçe halk ağızlarına özgüdür.

Bu maddeye gönderenler: muntazır


17.04.2015
intörn

İng intern yatılı çırak, tıpta acemi doktor Lat internus iç, içerideki, iç oğlanı

inverter

İng inverter 1. tersine çeviren, 2. a.a. İng invert tersine çevirmek +er Lat invertere a.a. Lat in+1 vertere döndürmek

inzal

Ar inzāl إنزال z [#nzl ifˁāl IV msd.] indirme, özellikle ayet indirme Ar nazala نزل zindi

inzibat

Ar inḍibāṭ إنضباط z [#ḍbṭ infiˁāl VII msd.] denetim, kontrol altında olma Ar ḍabaṭa ضَبَطَ zkorudu, kontrol etti

inziva

Ar inziwā إنزوَى z [#zwy infiˁāl VII msd.] köşeye çekilme, yalnızlaşma Ar zawā زَوَا zgizledi, büktü