incentive

inat

Ar ˁinād عناد z [#ˁnd fiˁāl msd.] inat etme, keyfi veya sübjektif olma Ar ˁanada عَنَدَ zısrar ve inat etti Ar ˁind عِنْد ztaraf, sübjektif görüş

inayet

Ar ˁināya(t) عناية z [#ˁny fiˁāla(t) msd.] 1. ilgilenme, önemseme, 2. özellikle Allahın gösterdiği lütuf Ar ˁanā عنا zilgilendirdi, kaygılandırdı, anlamlı idi

inbisat

Ar inbisāṭ إنبساط z [#bsṭ infiˁāl VII msd.] genleşme, rahatlama, ferahlama Ar basaṭa بسط zyaydı, açtı

ince

<< ETü inçge/yinçge ince, narin ETü *yinç- küçülmek? daralmak? +gA << ETü *ñin(i)ş-

incele|mek

TTü ince +lA-

incentive

"turizmde kapalı grup" [ Milliyet - gazete, 1992]
Kongre, fuar, Konferans, İncentive turizmi hizmetleri nasıl verilir?

İng incentive 1. özendirme, teşvik, 2. bir şirket elemanlarına ödül olarak verilen ayni hak veya ödül Lat incentivus coşturan, harekete geçiren, oynatan (müzik) Lat incinere şarkıya katılmak, eşlik etmek +()tiv° Lat in+1 canere, cant- şarkı söylemek

 kanto

Not: İngilizcede dar ve belirgin bir anlamı olan deyim Türk turizm diline 1986'dan itibaren Avusturyalı tur operatörleri aracılığıyla gelmiş ve daha geniş bir anlam kazanmıştır.


08.10.2017
inci

<< ETü yinçü inci Çin zhēn- zhū 珍珠 z«kıymetli cevher», a.a.

incik

<< OTü inçik/yinçik bacağın ince bölümü, ayak bileği ETü *yinç- daralmak, incelmek +Uk

incil

Ar incīl إنجيل zKuran'a göre Hıristiyan dininin kutsal kitabı Süry ewangiliyon ܐܘܢܓܠܝܘܢ zİsa'nın havarilerince yazılmış hayat hikâyesi EYun euangḗlion ευαγγήλιον z1. iyi haberci, müjdeci, 2. a.a. § EYun εῦ ziyi, hayırlı EYun ángēlos άγγηλος zelçi, haberci (≈ EYun ángaros/angérios a.a. Akad aggaru kraliyet hizmetkârı, ulak, elçi )

incin|mek

<< OTü inçin-/yinçin- küçük düşmek, aşağılanmak ≈ ETü yinçür- boyun eğmek, hizmet etmek ETü *yinç- inmek? küçülmek? +In-

incir

Fa ancīr أنجير zincir OYun angúrion αγγούριον z1. incir, 2. hıyar OYun ánguros άγγουρος zkapçık, bal peteği +ion (Kaynak: DuCG sf. I.9)EYun ángos άγγος z1. küçük sıvı kabı, kapçık, 2. bal peteği hücresi (Kaynak: LS sf. 7)