ilet|mek

ilek

<< OTü yilek yemiş, özellikle incir veya incirin erkeği ETü yé- +AlAk

ilelebet

Ar ilā'l-abad إلا البد zebede kadar, ebediyen

ilen|mek

<< ETü ilen- ayıplamak, sitem etmek

ilenç

<< ETü ilenç serzeniş, sitem, ayar ETü ilen- +(In)ç

ileri

<< ETü ilgerü öne doğru, doğu ETü *il ? +(g)ArU <<? ETü al-

ilet|mek

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
bu süg élt tidi [bu orduyu götür dedi] (...) edgü söz sab élti kelir [iyi haber getirerek gelir] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol kaġun evke életti [eve kavun götürdi] (...) életür, éltip TTü: [ Sultan Veled, Divan, <1320]
sıdḳ ile berk dut anuŋ etegin / kim seni ilte ol Çalab'a degin

<< ETü élt-/élet- götürmek, taşımak

Benzer sözcükler: iletilmek, iletim, iletişmek, iletki, ilettirmek

Bu maddeye gönderenler: elti, ileti, iletişim, iletken


04.01.2016
ileti

TTü ilet- +I(g)

iletişim

YTü *iletiş- +Im TTü ilet-

iletken

TTü ilet- +(g)An

ilga

Ar ilġāˀ إلغاء z [#lġw ifˁāl IV msd.] boş ve geçersiz kılma, lağvetme Ar laġā لغا zboş ve geçersiz idi

ilgeç

TTü il- bağlamak +(g)Aç