humus2

hulus

Ar χulūṣ خلوص z [#χlṣ fuˁūl msd.] 1. temizlik, dürüstlük, 2. dürüstlük gösterisi Ar χalaṣa arı ve temiz idi, arındı

humbara

Fa χumbara خمبره zküçük küp Fa kūb/χumb küp

humma

Ar ḥummāˀ حمّاء z [#ḥmm fuˁlāˀ ] hastalık ateşi, sıtma Ar ḥamma حمّ zkızdı, ısındı

humor

Fr/İng humour 1. ruh hali, özellikle neşeli ruh hali, 2. espri, mizah << Lat (h)umor 1. nem, rutubet, 2. eski tıbba göre insanı oluşturan dört sıvının her biri Lat (h)umere nemli ve ıslak olmak +or

humus1

Lat humus toprak << HAvr *ghom-on HAvr *ghem-/*dhghem- a.a.

humus2

"nohut" [ anon., Kitâb Fi'l-Fıkh Bi'l-Lisâni't-Türkî, <1421]
ḥımmıṣ "nohut" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḥımmıṣ, ḥımmeṣ "Suriye ve Antakya'ya özgü nohut ezmesi" [ Cumhuriyet - gazete, 1983]
humus, muşabbaha gibi mezeler, salata ve uzun pideler üstünde gelen şiş köfteler

Ar ḥimmiṣ حمّص z [#ḥmṣ] nohut ≈ Aram ḥemṣīn, ḥemṣāy חֶמְצין za.a. ≈? İbr/Aram χāmaṣ חָמַץ zekşitmek, mayalamak

 kımız

Not: Osmanlıcada marjinal bir sözcük iken yakın dönemde Ortadoğu kültürlerinden "nohut ezmesi" özel anlamıyla yeniden alıntılanmıştır. • Karş. İbr ḥimmeṣ "mayalandırıcı". Nohutun Aramice/Arapça adı muhtemelen mayalandırıcı özelliğinden türetilmiştir.


30.08.2017
hun

Fa χūn خون zkan ≈ Ave vohunī a.a. << İr *χʷahun a.a. (Kaynak: Barth sf. 1434)

hunhar

Fa χūnχʷār خونخوار zkan içici, gaddar, zalim § Fa χūn خون zkan Fa χʷār/χor خوار zyiyen veya içen

huni

Yun χoní χωνί zkülah şeklinde sıvı akıtma aracı << OYun χoníon χωνίον z [küç.] << EYun χoánē/χṓnē χοάνη/χώνη z [dev.] akıtma yeri, ibriğin ağzı, huni +ion EYun χéō χέω z(sıvı) dökmek, akıtmak << HAvr *gheu- a.a.

hurafe

Ar χurāfa(t) خرافة z [#χrf fuˁāla(t) mr.] mitos, hayali hikâye Ar χarafa خرف zbunadı, boş konuştu, masal anlattı

hurç

Ar χurc/χarc خَُرْج z [#χrc fuˁl ] atın eğerine çift taraflı olarak asılan heybe