hukuk

hötöröf

?

höyük

<< ETü-O öyük yığma tepe, tümsek << ETü *örük ETü ör- yığmak, yükseltmek +Uk

hubris

İng hubris aşırı ve trajik sonuçları olan kibir EYun ʰúbris ύβρις zküstahlık, haddini tecavüz etme

hububat

Ar ḥubūb حبوب z [#ḥbb fuˁūl çoğ.] tahıl taneleri, tahıllar +āt Ar ḥabba(t) حبّة ztane, özellikle tahıl tanesi veya tohum

hudut

Ar ḥudūd حدود z [#ḥdd fuˁūl çoğ.] sınırlar Ar ḥadd حدّ z [t.] sınır

hukuk

"haklar (çoğul)" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
atamuŋ üzerüŋüzde haḳları vardır, ol ḥuḳūḳı yerine getirüŋ [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
hukuk: 1. Kanun ve adetlerin bütünü. 2. Kanunlar bilimi. (...) 5. Ahbaplık, dostluk. 6. Kanunların cezaya değgin olmayıp alacak verecek gibi davaları ilgilendiren kısmı. 7. Haklar.

Ar ḥuḳūḳ حقوق z [#ḥḳḳ fuˁūl çoğ.] haklar Ar ḥaḳḳ حقّ z [t.]

 hak1

Not: 1945 öncesi tüm sözlüklerde sadece hak sözcüğünün çoğulu olarak gösterilmiştir.

Benzer sözcükler: hukukçu, hukukî, hukuksal, hukuksuz


11.12.2014
hulk

Ar χulḳ خُلْق z [#χlḳ fuˁl msd.] yaradılış, karakter Ar χalaḳa خَلَقَ zyarattı

hulul

Ar ḥulūl حلول z [#ḥll fuˁūl msd.] 1. konma, durma, varma, yolculuğa ara verme, 2. ruhun bedene girmesi Ar ḥalla حلّ zçözdü, binek hayvanından indi, kondu

hulus

Ar χulūṣ خلوص z [#χlṣ fuˁūl msd.] 1. temizlik, dürüstlük, 2. dürüstlük gösterisi Ar χalaṣa arı ve temiz idi, arındı

humbara

Fa χumbara خمبره zküçük küp Fa kūb/χumb küp

humma

Ar ḥummāˀ حمّاء z [#ḥmm fuˁlāˀ ] hastalık ateşi, sıtma Ar ḥamma حمّ zkızdı, ısındı