Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi Nişanyan Sözlük - Çağdaş Türkçenin Etimolojisi

hacamat

habip

Ar ḥabīb حبيب z [#ḥbb faˁīl sf. ] sevgili, dost Ar ḥabba حَبَّ zsevdi

habire

ünl ha bre teşvik ünlemi (Rumeli ağzı)

habis

Ar χabīṯ خبيث z [#χbs̠ faˁīl sf.] kötü niyetli, kötü huylu Ar χabuṯa خَبُثَ zkötü idi

habitat

İng habitat yaşanılan yer, çevre, ortam Lat habitatus alışıldık, mutat, evcil Lat habitare [den.] ikamet etmek, alışmak +()t° Lat habēre, habit- sahip olmak, elde etmek, almak << HAvr *ghabh-ē- HAvr *ghabh- almak, vermek

hac

Ar ḥacc حجّ z [#ḥcc faˁl msd.] dinî amaçlı ziyaret, özellikle Mekke'yi ziyaret ≈ Aram ḥaggā חַגָא z [#ḥgg] yılın belli günü yapılan kutlama, bayram, festival (Kaynak: Jastrow sf. 423-424.)≈ İbr ḥag חַג z [#ḥgg] a.a. İbr/Aram ḥagāg dönmek, geri gelmek

hacamat

"kadeh çekme" [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
bir haccām Davud'ı hıcāmet eylerdi. Davud aŋa bir dīnār vérdi. "a.a." [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
ol yerin berāberinde hıcāmet/hacāmet ideler tā kim kan bir gayri tarafa çekile gide "kan çekme" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
hacamat حَجامَت: Bedenin bir tarafını yarıp üzerine boynuz koyarak kan çekme ameliyatı. "... birini ölümcül olmayacak bir şekilde bıçakla vurma (argo)" [ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Kızcağzın suratını hacamat etmeseydim şimdi gene beraber yaşıyacaktık.

Ar ḥicāma(t) حجامة z [#ḥcm fiˁāla(t) msd.] kadeh çekme, tıbbi amaçla vantuz uygulama Ar ḥacama حجم zmeme emdi, cildini emerek tümsek hale getirdi

 hacim

Not: Geleneksel tıptaki anlamı kan çekmek değil, kadeh çekmektir. "Kan çekme" anlamının hangi aşamada belirdiği anlaşılamadı.


09.09.2017
hacegân

Fa χʷācagān خواجه z [çoğ.] hocalar, ulu kişiler Fa χʷāca خواجگان zhoca

hacer

Ar ḥacar حجر z [#ḥcr faˁal ] taş

hacet

Ar ḥāca(t) حاجة z [#ḥwc faˁla(t) msd.] gerek, ihtiyaç Ar ḥāca حاج zgerekti

hacim

Ar ḥacm حجم z [#ḥcm faˁl ] 1. şişik, kabartı, ciltte tümsek, dirsekteki kabarık kemik, hamile kadın karnı, 2. cüsse, büyüklük Ar ḥacama حجم zmeme emdi, cildini emerek tümsek yaptı

hacip

Ar ḥācib حاجب z [#ḥcb fāˁil fa.] 1. perdeci, kapıcı, 2. saray hizmetçisi, mabeyinci Ar ḥacaba örttü, sakladı